Sevim uğur

Sevim uğur
@Seug
-Bir gün bir akrep bir dereden karşıya geçmek için orada gördüğü kurbağadan yardım ister. Kurbağa sorar: “ Ya beni sokarsan?” Akrep der ki: “ Ama o zaman ikimiz birden suya batar boğuluruz. Hiç yapar mıyım?” Suyun ortasına geldiklerinde akrep kurbağayı sokup bütün zehrini ona boşaltır. Ölmeden önce kurbağa sorar: “ Hani beni sokmayacaktın. Yaptığını gördün mü, şimdi ikimizde öleceğiz.” Akrep, “ Ne yapalım, huyum böyle” der.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mutsuzluğunu kadere yükleme. Savaş onunla. Mutluluğun peşine düş. Her yerde ara onu. Mutluluk emekle, çabayla, birikimle, acı çeke çeke gelir insana. Üstelik her emek, her çaba, her birikim, her acı mutluluk getirmez. Her şeyden önce hayatı mutlu bir insan olarak yaşamaya karar verenlere, bundan hiç vazgeçmeyen cesur ve tutkulu insanlara gelir sadece. Geçici hazlara, arada bir başımıza konan talih kuşlarının getirdiği şeye nasıl mutluluk diyemezsek, başımıza gelen kötü şeyleri de mutsuz olmakta bahane olarak kullanamayız.

Sevim uğur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
2020 48. kitabı
Saygı Öztürk
8/10 · 545 okunma
Zamanın birinde biri bir köye imam olur. Bakıyor ki hiç kimse namaza gelmiyor. Vatandaşa niçin namaza gelmediklerini soruyor. Bazıları, “Hocam biz rençberiz (çiftçi). Camiye gelince ayakkabılarını çıkaracaksın, namaz kılacaksın, yine ayakkabılarını giyeceksin. Oysa bizim o kadar zamanımız yok” diyor. Hoca, “Yav kardeşim kim diyor size ayakkabılarınızı çıkarın? Ayakkabınızı çıkartmanızı isteyen hoca bilmiyordur. Ben size fetva veriyorum, ayakkabıyla namaz kılabilirsiniz” diyor. Ayakkabıyla namaz kıldıracağını söyleyen hocanın, birkaç gün sonra tayini çıkıyor ve köyden ayrılıyor. Köye yeni bir imam geliyor. Bakıyor ki herkes ayakkabıyla camiye girip namaz kılıyor. Kendi kendine, “Bu nasıl bir din, böyle şey olur mu?” diyor. Cemaatin karşısına geçip yapılanın doğru olmadığını anlatıyor. Cemaatin ileri gelenleri, giden imamın ayakkabıyla camiye girilip namaz kılınabileceğine dair fetva verdiğini söylüyorlar. Hoca, müftülüğün aylık toplantısında o hocayı göreceğini ve fetvayı soracağını belirtiyor. İki hoca, müftülük toplantısında bir araya gelince aralarında şu konuşma geçiyor: - Ben yeni gelen imamım. Yahu sen nasıl ayakkabıyla camiye girilir diye fetva verirsin? - Bak azizim, ben o köye geldiğimde hiçbiri Allah’a secde getirmiyordu. Ben ayakkabıyla onları namaza başlattım, sen de görev olarak ayakkabılarını çıkarttır.

Sevim uğur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·286 syf.·
2020 47. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu
8.3/10 · 16,5bin okunma