Yaşanmamış hayatı ve izlenmemiş yolu seçmek caziptir, insanı baştan çıkarır, çünkü şunu ya da bunu yapmış olsak her şeyin daha farklı olacağını, daha mutlu, daha akıllı olacağımızı, daha çok sevileceğimizi, daha çok saygı göreceğimizi hayal ederiz. Belki de öyle olmazdı.
Yolsuzluk, açgözlülük ve şiddet tutkusunun sebep olduğu durumlar hakkında ciddi endişeler taşımak ile kimsenin sorumlu tutulmadığı, bizi bekleyen kötü talihimize yalancıktan yanmak arasında fark vardır. Gerçekten de korkunç şeyler olmuştur ve her gün ve her gece hala daha olmaktadır, ama bunun sebebi bir öğleden sonra başımıza düşüp bizi öldürecek olan bir kazma değil, daha çok, ahlak dışı hareket eden bir sürü kadın ve erkeğin eylemidir.
Bir kitap, hatta bütün bir kütüphane, ancak okurun çizdiği bir yolu aydınlatabilir; o okuru mecburi bir yola doğru yönlendiremez, hatta belirli bir yönü dayatamaz bile.