“Dün nüfus kâğıdıma baktım, orada bir de Ayşe ismi var.
Biraz da o isimle yaşamak istiyorum. Mektup yazar mıyım, yazmaz mıyım? Birkaç sene sonra döner miyim? Dönmez mi-yim? Şimdilik Türkiye'de bir yere bir tren bileti aldım. Trenime beş dakika var. Belki de trende devam ederim...”
“Riyakarlık aşağılığın son haddidir.
Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi.
Belki sevmezlerdi, kızarlardı ama onu bile belli etmezlerdi. Kendi anlayışına uymayan insanlardan yaptıklarının kötü şey olduğunu bile bile zaruret, mukavemetsiz bir arzu, bir huy, bir hırs, bir iradesizlik, bir intibaksızlık; yahut da bizim kötülük bildiğimiz bir başka düşünce, başka tabiat, başka ahlak, başka yaradılış, başka ilcalarla-çoğunluğa benzemeyenler -kusursuzlar- ancak kusur-suzluğu bin bir tehlikeden sonra kazanmışlar kızmakta haklı olabilirlerdi. Düşünülünce onların bile pek hakkı yoktu. Belki de kötüler, kötülüklerinde haklıydılar. Yaşamak için fena insan olmakla yine yaşamak veya ölmek için iyi insan olmak arasındaki fark ya bir iman ya bir riya farkıdır.”