Dinle beni deniz gözlü yabancı.
Kaçtığım yerler hep deniz kenarları.
"Yara izi olsam taşımaz mıydın beni teninde?"
Göğüsümde, Pars.
Hiç geçmez izi, iyileşmez yarası.
Ve onunla yüz hayat yaşasak,
Biri yetmişti.
Yeniden doğup yeniden ölsek birlikte,
Birlikte... Neden değiliz birlikte?
Aldığı hiçbir nefesi,
Son nefesi.
Benim için vermezdi, bilirdim.
Benim için vermişti.
Beni bulutların üzerine çıkardın, orası senin evindi. Sana dedim ki benim dört duvarıma çatı olamadın ama ev bir insandı ve ev sendin; kimin duvarlara ya da çatıya ihtiyacı vardı ki?
Anne,
İnsanlar yaşar ve ölür değil mi anne?
Büyük bir mesele değil bu. Ölmek yani?
Mesele arkada kalan olmak.
Çünkü arkada kalan olmak çok zor anne.
Bana göre senin arkada bıraktığın bendim.
Yüzüstü bıraktığın abimdi.
Ben kimsesiz büyüdüm, abim de öyle.
Vazgeçmekle seçim yapmak arasında pek de bir fark yokmuş.
İçine tıkladığım kafes ciğerlerime nefes, kafesin dışı boşlukmuş.