Sewalsl

Sewalsl
@Sevalwsl
kirik kalpler mezarligi
O an fark etmiştim. Yaşamaya çalışmak, yaşamak ve yaşayamamak arasında çok büyük farkları vardı. Yaşamaya çalışan bir insan geri çekilir, yaşayan bir insan çekip gider ve yaşayamayan ise her şansı kucaklardı. Çünkü yaşamaya çalışan bir insan kaybetmek istemeyeceği şeyler edinirdi, yaşayan bir insan zaten bütün bunlara sahipti ama yaşayamayan bir insan asla böyle değerlerden haberdar olmamıştı. Pusulası bozulana dek.
Sayfa 370 - Epsilon yayınları·Kitabı okudu
Reklam
O an fark etmiştim. Engin okyanusların ardında insanların yaşadığı bir şehir değil, öldüğü bir çöl vardı. Orada Güneş doğmaz, Ay onun ışığını çalardı. Ne çok tıklatılmış kapısı, ne çok çökmüştü şehirler üzerinde. Ötede sakin görünen okyanus, yakından ne çok gemi yutmuştu birkaç saniyede.
Sayfa 370 - Epsilon yayınları·Kitabı okudu
Neden her gemiye geçiş izni verdiği boğazları, neden kurulmasına izin verdiği limanlarındaki sular sakindi de benim teknem oralarda bir yerlerde alabora olmuştu?
Sayfa 369 - Epsilon yayınları·Kitabı okudu
19 yaşında falan değildim, hâlâ küçük bir çocuktum ben. Hâlâ saçma sapan işler yapıyordum. Hâlâ peşimi bırakmıyordu aptallığım, hâlâ yatağımın altındaydı canavarlar. Hâlâ masallara inanmıyordum ve hâlâ sütümü içmeden odamdaki saksıya döküp uyuyordum. Hâlâ bitirmiyordum tabağımı yemek saatlerinde, hâlâ yalnızca uyumak istiyordum. Hâlâ ölmek istiyordum.
Sayfa 369 - Epsilon yayınları·Kitabı okudu
Kedilerin dokuz canı vardı evet ama kalpleri kırıldığında, bir tanesi bile kalmıyordu. Ve ben kalbimin daha önce kaç kere kırıldığını bile hatırlamayacak kadar Araf sarhoşuydum.
Sayfa 361 - Epsilon yayınları·Kitabı okudu
Reklam