Bilmek ve bilmemek, gerçeği görmenize karşı özenle
hazırlanmış yalanları söylemek, birbirine karşıt iki kavrama,
birbirleriyle çeliştiklerini bile bile inanmak, mantığa karşı
mantık kullanmak, ahlâka bağlılığı ileri sürerken onu
yadsımak, demokrasinin olanaksız olduğuna inanırken, Partiyi demokrasinin koruyucusu olarak görmek, herhangi bir şeyi,
gerektiğinde unutmak ve gerektiğinde yeniden anımsamak ve
sonra yeniden unutmak, hepsinden önemlisi, bu işlemi, işlemin
kendisine de uygulamak. Asıl incelik şuradaydı: Bilinçli bir
şekilde bilinci yok etmek, sonra, yeniden bu bilinçli hareketi
unutmak.
Yenikonuş, çiftdüşün, geçmişin
değiştirilebilir olması. Deniz dibinin ormanlarında amaçsızca dolaşıyormuş gibi, canavarın kendisinin olduğu canavarca bir dünyada yitip gitmiş gibi hissetti kendisini. Yapayalnızdı. Geçmiş ölmüştü, geleceği düşleyebilmek ise olası değildi. Halen yaşamakta olan tek bir insanın bile onun tarafında olduğuna dair ne güvence vardı elinde?
Aralarında bir iki saniye kadar süren bir bakış alışverişi olmuştu, hepsi bu kadardı. Ama bu bile, insanın yaşamak zorunda bırakıldığı kilitlenmiş yalnızlığın içinde, hatırı sayılır bir olaydı.