Kitabı bunca beğenen insana saygı duymakla beraber benim okuduğum en sıkıcı kitaplardan biriydi. Bir türlü ilerlemedi, akmadı. Zaten ne olacağı en başından belli bir olayın öncesi uzadı da uzadı. Karakterler derin değildi. Ana karakterin kendi içinde tutarsız davranışları vardı. (Hem derviş hem de zengin olmak adam öldürüyor, hem deli gibi aşık hem ilk karşılaştığı kadınla aldatıyor) Olayların kilitlendiği yerler anlamsız mistik olaylarla çözüldü ki onlar da iyi kötü bir yere bağlanabilirdi ama havada kaldı. Sanki yazar önce bu tutarsız olayları yazmış da sonra başındaki sonundaki psiyatrist bölümlerini yazıp rüya diye mantığa bürümeye çalışmış. "Bir de baktım ki rüyaymış" tadında bir anlatı.