"Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz."
Güzeldim de galiba, bunu nasıl söylesem
Eline sağlık Tanrım, Leyla çok güzel olmuş
Tanrım eline sağlık, dünya da çok güzel olmuş
Keşke biraz ölmesem...
Nefsimizle olan mücadelemizi Hz. Yusuf kıssasına göndermeler yaparak kuyu metaforuyla ustaca anlatan yazarımız, Necip Fazıl Kısakürek'in "Benim nefsim ne köpek!" mısrasına da gönderme yaparak onu bir köpek kılığında tasvir etmiş.
Kahramınımız hem şehevi yönden hem de gerçek anlamda açtır hikayenin başında. Bu da nefis terbiyesinin bir parçası olarak bilinir.
Hikayede pek çok tespit var nefis ve insan arasındaki ilişkiyle ilgili. Benim en beğendiğim ise nefsine asıl zulmedenin ona hak ettiğini vermeyenler olduğunu belirtmesiydi. Hak edene hak ettiğini vermemek zulümdür ve nefsin hak ettiği ise şımartılmamaktır.
Nefsiniz ile ilişkinizi tekrar tekrar sorgulatacak bir hikaye.