Onlar dediğim bu insanlar, artık çok uzaktalar çünkü; en az binlerce yıl kadar, binlerce ömür kadar, binlerce aşk kadar uzaktalar. Öyle ki, yüzleri şöyle dursun, hepi topu iki heceden oluşan adlarını hatırlamak bile bazen bana bir dağı alıp kilometrelerce öteye taşımak kadar zor geliyor.
Düşünmekten de öte, hissederdim bunu.
Hem de öyle güçlü hissederdim ki, koskoca orman çeşitli ağaçları, irili ufaklı hayvanları, ıssız dereleri, bayırları, otları ve rüzgarlarıyla birlikte içimde yaşarken bir yer yatağına nasıl sığabildiğime şaşardım.