Aklında kalbinde hakkını vermekten uzak bir çağda yaşıyoruz. Akıllar karışık, kalpler katı, zihinler Bulanık, gözler perdeli, hayaller sığ, ufuklar dar, vicdanlar metruk.. Bu yüzden ne kendimizi anlayabiliyoruz ne de varlığı
Size ait bir dil ufkunuz yoksa kendinizi başkalarının kelime ve kavramları ile düşünmeye, o dil evreni içinde tanımlamaya mahkum edersiniz. Kendinizi ifade edecek bir diliniz yoksa, kendiniz de yoksunuz demektir. Zira birinin karşısına geçip "Ben falancayım... meselemiz budur...." diyemiyorsanız sizi kim tanır, kim ciddiye alır, kim muhatap alır; hakkınızı hukukunuzu nasıl savunabilirsiniz? Bu yüzden dil meselesi önemlidir.