“Hyunam-dong Kitabevi”, okurken bana İstanbul’un kalabalığından bir anlığına uzaklaşmışım da sakin, ışığı bol bir kitapçının kapısını aralamışım hissi verdi. Hayatın içinde bir yerde durup nefes almak isteyen herkesin kendini bulabileceği çok özel bir hikâye.
Kitap, kendi yollarını arayan insanların kesiştiği küçük bir kitabevini merkezine alıyor. Her karakterin iç dünyası o kadar sahici anlatılmış ki, zaman zaman kendimi onların yerine koyarken buldum. Özellikle “yavaşlama”, “kendine dönme”, “ne istediğini fark etme” temaları bana çok dokundu. Kitabevinin sıcak atmosferi, ilişkilerin inceliği, karakterlerin kendi kırılganlıklarıyla yüzleşme hâli derken kitap adeta bir terapi seansı gibi akıyor. Ne didaktik ne de ağır; aksine çok sakin, çok doğal, çok iyi geliyor. Bir kitapçıya girip raflara bakarken hiç fark etmeden kendini toparlaman gibi… Bence “Hyunam-dong Kitabevi” özellikle hayatında bir dönüm noktasında olan, ne yöne gideceğini düşünen, iç huzur arayan herkesin seveceği bir kitap. Bana gerçekten iyi geldi ve okurken hep şöyle düşündüm: “İnsan bazen sadece doğru hikâyeyi duymaya ihtiyaç duyuyor.”