Kitabı heyecanla aldım, birkaç sayfa okuyunca, farkındalıkla ilgili birçok kitap okuduğum için zihnimden bi böbürlenme dalgası geçiverdi. Oo bunlar bildiğim şeyler zaten, dedim ama #sabahokumaları ma aldığım bu kitaba devam ettim yine de. Sonra haksızlık ettiğimi düşündüm ilerledikçe. Bildiğimi sandığım bir çok şeyi nasıl da günlük hayatımda es geçiyorum, ya da basitmiş gibi gelen öğüt ya da tavsiyelerin üzerinde ne kadar düşünüyor ve derinleşiyorum diye kitapla konuştum, daha çok o konuştu.
En korkuncunun bu olduğunu hatırladım. Bildiğimizi sanmak. Bir “sanrı “ . Daha önce çok okudum, dinledim, konuştum bu konularla ilgili belki ama hatırlamak yetmiyor mühim olan unutmamak. Durmak, orada o bulunduğun halde derinleşmek, herkesten önce kendinle hemhal olmak çok kıymetli. İnsan önce kendisi ile olan savaşını bitirmeli ki Dünya’ da olan bu savaşlar, çekilen bu acılar son bulsun. İnsanın kendisine olan öfkesi Dünyayı yakıyor.
Öz farkındalık ile ilgili “bilsek bile” , dur bu açıdan bakmamıştım, burda biraz kalmalıyım, bende nasıl oluyor , burda ne hissediyorum, bana neyi hatırlatıyor, diyebildiğim bir okuma oldu benim için.
Özellikle öz farkındalığını artırmak isteyen ya da artırdığını sanan , farklı pencerelerden de dünyanın nasıl görünebileceğini deneyimlenmek isteyenler için hem güzel bir başlangıç, hem de iyi bir eşlikçi olduğunu düşünüyorum.
Benim,özellikle beni etkileyen , durup derinleşmem, bir daha bir daha hatırlamak istediğim kısımları işaretleyip, dönüşler yapıp , arada açıp bakmayı dilediğim bir kitap oldu.
Hızlandığınız ve durup şöyle bi kendinizi ve etrafı kolaçan etmeye ihtiyaç duyacağınız bir anda, iç açıcı , renkli illüstrasyonları ile #yalnızcayavaşladığındagörebileceğinşeyler adlı kitaba bi göz gezdirin derim
“Meşgul bir Dünya da sakin