Severtur

Puan vermedi·256 syf.··
2022 5. kitabı
#gabrielba ve #fabiomoon kardeşlerin yazıp çizdiği, bu derin anlamlar içeren kitabı okumak bir zevkti benim için. Çizimler çok renkli ve canlı olmasının yanında balon içlerine duygu katıyor adeta. Bazen çizimlere anlam katmak zordur bazen kelimelere , çizim ve kelimelerin birbirlerini bütünleyip bir araya gelmesi ve bu kurguyla yazılması müthişti bence. Kitaptaki duyguyu anlayabilmek için belli yaşantınızın ve anılarınızın olması gerekebilir. Ama belli bi yaşın altındaysanız da eminim etkileneceksinizdir. Bundan sonrasında bu #çizgiroman ı okumadıysanız devam etmeyin İlk okuduğumda neler oluyor öldü mü? Rüya mıydı, hayal miydi bi tatlı karmaşa yaşanıyor sonra sonra açılıyor, derinleşiyor. Benim bakış açım şöyle ki , hayatta bir çok kez kaybedebiliriz. Bu yalnızca sevdiğimiz bir insan olmaz , bir hayvan, bir orman , bir eşyamız, sevdiğimiz bir ünlü ya da hayat döngümüzde belli bir dönemi( çocukluk, ilk gençlik, üniversite sonrası iş hayatına geçişle birlikte üniversitede yaşanan günler, annelik öncesi hal), belli bir hali geride bıraktığımızda da yas tutmaya ihtiyaç duyarız. Belli bir son yaşayan insan her daim bir kayıp hissi yaşar ve bu onun için ölümdür. Burda da karakterimiz #bras her bölümün sonunda ölerek bunu anlatmaya çalışıyor bence. Bir halden başka bir hale geçişi ve eski halini öldürüşü. Hayatındaki dönüşüm ve değişimleri. Benim aldığım en güzel mesaj buydu. #bras ın hayatında yaşadığı önemli anlar, dönüm noktalarını okurken , kendi dönüm noktalarını düşünmeden edemiyor insan. Her yaşından ve hayatındaki önemli ilişkilerinden kesitlerle sade, yalın ama derin anlamlı bir içerik söz konusu. Her bölüm üzerine derin derin düşünülebilir, tartışılabilir. Ölüm, yaşam, ilişkiler, seçimler üzerine yaratıcı , samimi, herkesin kendinden parça bulabileceği, renkli
GüngezginiGabriel Ba · Çizgi Düşler Yayınevi · 20161,199 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·210 syf.··
2022 4. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2022 23:29
#hesse babasının baskısı ile kilise eğitimi alır. Okuldan kaçar ve bundan sonraki hayatı da zorlaşır. Ağır bir depresyon sonucu gözlem altına alınır. #carlgustavjung ‘un öğrencisi #josephlang tedavi eder. #hermenhesse Ruh bilim ve Jung’a karşı büyük ilgi duyar. Sevdiklerinin kayıpları ve başarısızlıklar yaşaması üzerine ağır bir depresyon daha geçirir. Psikoterapi almaya başlar. Psikanaliz ile sonrasında ise #Jung ile tanışan #hermenhesse eserlerinde iç dünyasını derinleştirerek göstermeye başlar. Hindistan’a gider ve Budizm ile ilgilenmeye başlar.İnsan benlikleri üzerine çok yazar, konuşur. İnsanın içindeki kötülükleri görmesi, bundan arınması gerektiğini savunur. Savaşlara karşı çıkar. En sonunda İsviçre’ye taşınır , vatandaşlık alır.İki dünya savaşı görür. #bozkırkurdu nu I. Dünya Savaşı sonrası yazar. İnsanın zihninde ve içindeki çelişkileri ele alır #bozkırkurdu ‘nda. İçimizdeki hayvan ile topluma karşı görevleri olan , kurallara uymak zorunda ve sosyalleşme baskısı hissettirilen, normal olarak değerlendirilen insan kalıpları arasındaki savaşı anlatır. Kendini bir gruba ait olmayan, yalnız bir bozkırkurduna benzetir. Bütün bu çelişkilerine rağmen insanların kendi yolunda ilerleyerek, kendi dengesini kendini bulması gerektiğine dair mesajlar aldım. Bay Haller’ in içsel yolculuğunu, çelişkilerini, travmalarını , benliklerini görmesi , yolculuk etmesine tanıklık ederken, bir yandan da kendi yolculuğunuza tanıklık etmiş oluyorsunuz. Okurken ağır geldi , kolay bir kitap olduğunu düşünmüyorum, ama beni düşündüren, okurken zorlayan kitapları bitirdiğimde müthiş mutlu oluyorum. Ne anlattı şimdi , nasıl bir yolculuğa çıkardı beni, kitabı okumadan önce ve okuduktan sonra bir fark yarattı mı bende diye sorular sorarım. Bu açıdan insan hayatında en az iki kez okunması
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2022 6. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 00:58
Kitabı heyecanla aldım, birkaç sayfa okuyunca, farkındalıkla ilgili birçok kitap okuduğum için zihnimden bi böbürlenme dalgası geçiverdi. Oo bunlar bildiğim şeyler zaten, dedim ama #sabahokumaları ma aldığım bu kitaba devam ettim yine de. Sonra haksızlık ettiğimi düşündüm ilerledikçe. Bildiğimi sandığım bir çok şeyi nasıl da günlük hayatımda es geçiyorum, ya da basitmiş gibi gelen öğüt ya da tavsiyelerin üzerinde ne kadar düşünüyor ve derinleşiyorum diye kitapla konuştum, daha çok o konuştu. En korkuncunun bu olduğunu hatırladım. Bildiğimizi sanmak. Bir “sanrı “ . Daha önce çok okudum, dinledim, konuştum bu konularla ilgili belki ama hatırlamak yetmiyor mühim olan unutmamak. Durmak, orada o bulunduğun halde derinleşmek, herkesten önce kendinle hemhal olmak çok kıymetli. İnsan önce kendisi ile olan savaşını bitirmeli ki Dünya’ da olan bu savaşlar, çekilen bu acılar son bulsun. İnsanın kendisine olan öfkesi Dünyayı yakıyor. Öz farkındalık ile ilgili “bilsek bile” , dur bu açıdan bakmamıştım, burda biraz kalmalıyım, bende nasıl oluyor , burda ne hissediyorum, bana neyi hatırlatıyor, diyebildiğim bir okuma oldu benim için. Özellikle öz farkındalığını artırmak isteyen ya da artırdığını sanan , farklı pencerelerden de dünyanın nasıl görünebileceğini deneyimlenmek isteyenler için hem güzel bir başlangıç, hem de iyi bir eşlikçi olduğunu düşünüyorum. Benim,özellikle beni etkileyen , durup derinleşmem, bir daha bir daha hatırlamak istediğim kısımları işaretleyip, dönüşler yapıp , arada açıp bakmayı dilediğim bir kitap oldu. Hızlandığınız ve durup şöyle bi kendinizi ve etrafı kolaçan etmeye ihtiyaç duyacağınız bir anda, iç açıcı , renkli illüstrasyonları ile #yalnızcayavaşladığındagörebileceğinşeyler adlı kitaba bi göz gezdirin derim “Meşgul bir Dünya da sakin
Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin ŞeylerHaemin Sunim · Pegasus Yayınları · 20171,395 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2021 35. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 11:42
Kitap 20. yy’ın en çok satan kitaplarından ve hala çok okunan kitapları arasında. #viktorefrankl çocukluğundan beri #psikianaliz ile yani #freud ile ilgeniyor. Kendisi de çalışmaya başladığında intihar vakaları ile ilgileniyor. 15000 intihar vakasından sonra asıl sorunun işe yaramamak olduğunu söyler. Özellikle işsiz insanlarla çalışır. Bu çalışmalarından sonra 2. Dünya Savaşı patlak verince Amerika’dan #frankl a ve eşine vize gönderilir fakat kabul etmez yazar. 1942-1945 yılları arasında #auschwitz ve #dachau kamplarında bulunur. Kampa girerken yazdığı kitap elindedir fakat orda el koyulur ve süreçte bulduğu her kağıda kitabını tekrardan yazmaya başlar gizlice. Frankl bu kitabı kampta yazmadığını zaten üzerine yazdığı ve düşündüğü #logoterapi yi, daha önce geliştirdiğini ve pratik olarak , gerçek dünya da sınanacağı ve doğrulanacağı bir saha da bütünüyle ortaya koyduğunu anlatır bir röportajında. Frankl kampta aldığı dersi , geleceğe dönük bir anlama yönelen esirlerin, gelecekte tamamlayacakları bir işe yönelen ya da evde onları bekleyen birine yönelen esirlerin hayatta kalma şansına en fazla sahip olan kişiler olduğunu belirtir. #nietzsche , #freud , #adler den etkilenen, #logoterapi nin kurucusu olan yazar, hastalarına , “Neden intihar etmiyorsun ?”, “ Acı dolu yaşama neden katlanıyorsun?” sorularını sorar. Bunun üzerine üç tedavi yöntemi sunar. Kendini bir işe adamak , fedakarca sevmek, acılara cesurca katlanmak. Frankl, acı anlamla kavuştuğu an acı olmaktan çıkar, der. Yine bir konuşmasında , binlerce insan bu kitabın peşine düşüp, anlam arayışı içindeyse, bir ‘varoluşsal boşluk ‘ durumundadır , diye ekler. ”Eğer değiştiremeyeceğimiz bir durumla karşılaşmışsak fark edilmesi gereken potansiyel bir yüce anlam vardır. İşte tam burada insana özgü potansiyele
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 24. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 02:36
“1974’te, Beypazarı’nda vurulan son Anadolu Parsına adanmıştır.” , diye başlar kitabına #farukduman. Sus Barbatus aşkından sonra diğer kitaplarını da aldım yazarın. Anlatım leziz, beni ordan oraya götüren betimlemeler, kitabı daha da sürükleyici hale getiriyor. Büyülü bir ormanda, hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği bir olay örgüsü. Faruk Duman karakterlerine hep içim cız ediyor, öyle yüreğe işliyor ki , bunu ne ara ve nasıl yaptığını anlamıyorsunuz bile. “Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz.” “Yüzüne hiç dikkatle bakmamıştım . İnsan annesine neden hiç bakmaz ? Oysa insan annesine uzun uzun bakmalıdır. Sonra, aradan bunca yıl geçtikten sonra ,bunca şeyin nasıl olup da değiştiğine. Yüzündeki çizgilerin ne vakit bunca çoğaldığına şaşırdım.” Bende bu cümleyi kuran birinin sayfalar arasında pişmanlığın insanın içini nasıl yaktığına şahit oldum. Cümleler ve düşünceler o kadar naif ki, kitabı elinize aldığınızda asla bırakamıyorsunuz. Umarım Faruk Duman daha çok yazar ve böyle hisler yaratan diğer yazarlar.
Ve Bir Pars, Hüzünle KaybolurFaruk Duman · Hep Kitap · 2019655 okunma