Hayır oğlum, bir şey gördüğün yok; kin senin gözlerini kör etmiş. Hep başkasının günahını görüyor, kendininkini kulak ardı ediyorsun. Ne diyordun? O daha kötüymüş! Kötülük eden bir tek o olsaydı, ortada kötülük kalmazdı. İki insan arasındaki kötülük sadece birinden mi çıkar? Kötülük iki taraflıdır. Onun yaptığı kötülüğü görüyorsun ama kendininkine gözlerin kapalı.
Çok kişi yavaş yavaş ve fark etmeden insanlıklarını yitirirler. öyle bir anda olmuyor, sabahtan akşama değişilmiyor; küçük bir fark oluşuyor.
yürek günden güne katılaşır. ancak insanlığımızı savunmak için mücadele etmemiz gerektiğinde onun değerini anlarız; bizim için ne kadar değerli olduğunu kavrarız. Çünkü sınıra gelen kişi çizgiyi daima aşar. Her anlamda
Sırtında çantası evin kapısına yürümüş ve eşikte dönüp geçmişine bir göz atmıştı. Divana, divanın önündeki sehpaya, televizyona ve tozlu kaset yağına bakmıştı. Yüreğinde bir sıkışma hissetti. Sonra arkasından kapıyı kapattı. Bir daha geri gelmeyeceğinden neredeyse emin, yol boyunca bir şey bulacağından neredeyse umutlu, neredeyse mutlu olarak otobüs durağına yürüdü. Boğuk bir kaygıdan ve bilinmeyenlerle yüzleşebileceğine olan inancından oluşan neredeyse bir mutluluk ona gerçekten yaşadığı, gerçekten var olduğu duygusunu tattırmıştı.