Eski bir masada unutmuştu kendini…
Yıllar sonra aynı masaya geri döndüğünde, karşısında yarım kalmış bir hikâye buldu. Kırgındı, eksikti; içinde hâlâ kapanmamış bazı yaralar vardı. Ama insan bazen en çok sustuğu yere döner, çünkü bazı hesaplar ancak orada tamamlanır.
Bu dönüş, kaybettiği bir oyunun başına yeniden oturmak gibiydi. Zarlar yeniden atılacak, ihtimaller yeniden yazılacaktı. Zarlar dönerken zihninde geçmişin izleri ve geleceğin ihtimalleri birbirine karışıyordu.
Tekrar karşısındaydı o kırgın ama umutlu gözler… Bu kez kaderinin kalemini eline aldı. Geçmişin yükü omuzlarında, yarının ihtimali önündeydi. Sessizce masaya oturdu ve yarım kalan oyunu yeniden başlattı.”
"'Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşligimizi hicbir şey engellemiyormuş
gibi görünür;bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin;sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramızda dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran
duvarlar örülüverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığamayacak kadar büyüyüverir gözünde;yutkunur ve şaşar kalırsın.
Belki dilimiz susar, kalbimiz konuşur…
Belki gözümüzden akan bir damla yaş, yılların yükünü Rabbimize anlatır.
Bu mübarek gecede kalbinizdeki tüm dualar, hakkınızda en hayırlı şekilde size geri dönsün.
Kadir Gecemiz mübarek olsun. 🌙🤲