Zihnimizde geçmişe dönmeye kalktığımız her an yanı başımızda bir başkasının gölgesi beliriverir. Oysa hatırladıklarımız, bir zamanlar tanıdığımız kişiler değildir artık. Değişmiş, dönüşmüş ve belli belirsiz gölgeler halini almışlardır.
Dışsal alan, kadınların en eski korkusuyla mülkiyetini erkekte saklı tutar. Esas olarak kadını denetim altında tutmanın politik aracı olarak tecavüz, kadını erkeğin karşısında hem temkinli olmaya, hem bir erkeğin korumasına muhtaçlığa, demek ki ihtiyat sağlayan kişiye karşı tavizkârlığa, ev içine hapsolmaya iter. Politik eylemlerinde ise onu en çok korkutan şey işkence değil, tecavüzdür.
Kız çocuk ise daha bebekliğinden başlayarak anneyle olan her anını aynı zamanda -anne olma tahayyülü içinde- yaşar. Kızların erken olgunlaşması, bu nedenle doğaldır. Çünkü o hiç salt bebek olmamıştır, o yaşam verecek ve onu süreğen kılacak kişiliğin alıştırmasını yapan bebek-annedir.