Ne huysuz, ters biri olabildim, ne iyi, ne aşağılık, ne dürüst, ne kahraman, ne de bir böcek... Şimdi köşeme çekildim, hiçbir şey olmayı başaramamış, yalnızca bir aptal olabilmiş akıllı biri (hiçbir şeye yaramayan) olduğum için öfkeli bir teselliyle kendimi avutuyorum.
"Bazılarımız yolunu afyonla bulmaya çalışıyor, bazılarımız Tanrı'yla, bazılarımız viskiyle bazılarımız da aşkla. Bütün yollar aynı yöne gidiyor ve aslında hiçbir yere varmıyor."
Ama tüm çocuklar gibi, anlamaktan önce hissetmenin geldiğini biliyor. Sonradan o da unutacak bu bilgiyi, herkes gibi. Ama olsun, o anda biliyor işte. Ölümün ağırlığını tüm varlığıyla hissediyor.
Zihnimizde geçmişe dönmeye kalktığımız her an yanı başımızda bir başkasının gölgesi beliriverir. Oysa hatırladıklarımız, bir zamanlar tanıdığımız kişiler değildir artık. Değişmiş, dönüşmüş ve belli belirsiz gölgeler halini almışlardır.