Sevgi

Sevgi
@Sevgikcn
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ruhumuz aç. İçimdeki eksiklik hissediyorum. Ne ihtiyacım olduğunu biliyorum, nereye gitmem ve ne yapmam gerektiğini de biliyorum, bana ne iyi gelir biliyorum hepsini ama ya vaktim yok, ya param yok ya da gücüm yok... Ya da .. say say bitmez. Hep bir bahane yahut gerçek sebeplerden ötürü kendimi erteliyorum. Bana kalırsa, kendini ihmal etmek en kötüsü. İnsan kendine daima yatırım yapmalı, diyorum aslında hep " her şartta ve durumda, kaçacak bir kapısı olmalı insanın " diye. O kapıdan girdiğinde huzuru bulmalı, mutlu olmalı, ruhundaki açlık doymalı. O kapı bazen bir bahçe, bazen bir dağ başı, denizler, gökyüzü, ilim yaymak, yürüyüş yapmak, yalnız kalmak, dostlarımızla hasbihal etmek... Bize iyi gelecek bir şeyler . O kapıyı kaybedince ruhun, ihtiyaç sahibi biri gibi eli açık öylece duruyor. Ruhum aç, kendi kapımı da biliyorum ama vaktim yok, param yok, gücüm yok.
Alıntı
’Gel' diyorsun sürgülüyken kapılar Mayın tarlasına düşmüş gibiyim Kasları, kanatları yanmış bir kuş gibiyim Geç geldi ve uzaktan geçti bu bahar Kaderin hükmü bu, nasıl geleyim Ne başım ayıktır, ne kılavuzum var Özüm dert evidir, düğün değil Senin havuzuna akamıyorum.
Sevgili Dost, Aristo’nun tabiriyle; “birbirlerine hoş ve faydalı görünmedikleri gün birbirini artık sevmeyen” dostlarla ne işimiz var bizim. Bizim. Peygamberi ısırmasın diye ayağını yılan deliğinin üstüne kapatan Ebu Bekir’imiz, suikasti haber alınca peygamberin yatağına yatan Ali’miz var. Son yudum suyu birbirine gönderip susuz şehit olan sahabelerimiz var bizim. Bizim, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız”,”Sizden biriniz kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için de sevmedikçe (istemedikçe) gerçek mümin olamaz”,”Size aranızdaki sevgiyi arttıracak bir şey söyleyeyim mi, selamlaşınız”,”Hediyeleşin ki aranızdaki sevgi artsın” diyen bir peygamberimiz var! “Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz” diyen Yunus’umuz, düşmanın attığı taştan değil, dostun attığı gülden incinen Hallacı Mansur’umuz var.