"Mutluluk, benim için artık doğuştan Allah'ın bana bağışladığı ve bir hak gibi, mesele etmeden benimsediğim bir şey olmaktan çıkmış; talihli, akıllı ve çalışkan insanların çalışarak elde edip koruyabildikleri bir şeye dönüşmüştü."
"İki insan birbirlerini bizim gibi severlerse kimse giremez onların arasına, kimse. Bizim gibi sevgililer, hiçbir şeyin aşklarını bitiremeyeceğini bildikleri için en kötü günlerinde bile, hatta birbirlerine en acımasız ve yanlış şeyleri istemeden yaparlarken bile, içlerinde hiç bitmeyen bir teselli duygusu taşırlar."
"Benim için bir şeyin Avrupa malı olup olmamasının hiçbir önemi yoktur. Hakiki miymiş, sahte miymiş, bu da önemli değil. Bence insanlar, taklit bir ürünü 'sahte olduğu için' degil, 'ucuza alındığı anlaşılabilir' korkusuyla kullanmak istemezler. Benim için kötü olan şey ise, tabi eşyanın kendisine değil, markasına önem vermektir. Kendi duygularına değil de, başkalarının ne diyeceğine önem veren insanlar vardır ya hani..."