“
Benim geçmişe dair hatırladıklarım hayli pusludur. Tarihleri, isimleri, yüzleri çabuk kaybederim. Hafızam daha çok polaroid bir fotograf makinesine benzer. Ama hayatımın bir bölümünü, içimde doğan bütün güneşlere ve dolunaylara ragmen normal bir insan gibi yaşadığımı biliyorum....”
Ben de sıyrılabildiğim her şeyden sıyrıldım daha uzağa gidebilecek kadar hafif olmak için. Ama olmadı. Terk ettiğim her şeyin ağırlığı binle çarpılıp, beynime yerleşti. Hafiflemek bir tarafa, daha da ağırlaştım. Söküp attıklarım tonlarca kâbus olup döndüler bana...