Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken,insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh,kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para,mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak,hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun, olamaz mı?
Yazmak istedin, yazmayı denedin ve hakkında yazacak hiçbir şeyin yoktu.
Ne vardı içinde? Çocuksu, yarı pişmiş birkaç düşünce, birçok özümlenmemiş güzellik, bir büyük kara cehalet yığını, taşana kadar sevgiyle dolmuş bir yürek, aşkın kadar büyük ve cehaletin kadar boş bir tutku.
seyyah oldum, yol aradım
yolcu oldum, varamadım
bahçe oldum, gül açmadım
dal oldum da, kök salmadım
güneş oldum, ay'a vardım
gök oldum da, yağamadım
bulut oldum, toprak oldum
sen oldum da, ben olmadım
damla oldum, göle vardım
ırmak oldum, akamadım
ateş oldum, buhar oldum
ten yandı da, kor olmadım
sevda oldum, canım yandı
ruh oldum da, var olmadım
maşuk oldum, âşk'a vardım
sen oldum da, ben olmadım