Vebadan saklanacak yer bulmak, bazı önlemler almak mümkündü hiç değilse ama ne mesafe ne de engel tanıyan ve her yere sızabilen düşünceden nasıl saklanabilir insan?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsana onlarca, yüzlerce yıl merhamet, sağduyu ve mantık öğretip, onu bilinçlendirdim diyemezsin, her şeyin bir bedeli var. En önemlisi de bilinç. İnsanlar acımasızlaşabilir, hassasiyetlerini yitirebilir, kan göz yaşı ve acı görmeye alışabilirler, tıpkı kasaplar ya da bazı doktorlar ya da askerler gibi; ama hakikati bir kere öğrendikten sonra ondan vazgeçmek nasıl mümkün olabilir?
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hislerdeki, düşüncelerdeki, acılardaki ve dehşetteki bu senkronize olma hali dizlerimin bağını çözüyor ve ben dalganın üstündeki bir talaş parçasına, hortumun içindeki bir toz zerreciğine dönüşüyorum. Zorla koparılıyorum sıradan şeylerden ve her sabah cinnetin dipsiz kara kuyusunun üzerinde havada asılı kaldığım bir dehşet anı yaşıyorum. Ve düşeceğim bu kuyuya, düşmek zorundayım.
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Mezopotamyada ve Musevilik’te kadınlar, tanrı ile doğrudan bağlantının dışında tutuldular; Yunan felsefesinde ise kategorik olarak, erkeğe göre aşağı konumda tanımlandılar. Batı kültürünün kaynağı kabul edilen Kitabı Mukaddes ve Antik Yunan (özellikle Aristoteles felsefesi), kadınların ikincil konumunu teyit etti. Ancak kalıtımsal aristokrasi, sınıf ya da ırk gibi hiyerarşiler, güçlü veya zengin erkeklerle bağlantılı kadınlara imtiyaz sağladığından, kadınlar kendilerini aslında diğer kadınlarla aynı kaderi paylaşan, erkeklerden ayrı bir grup olarak görmeyerek, genellikle kendilerini ikincil konumda tutan kurumları, entelektüel yapıları desteklediler ki bu da Gramsci’nin hegemonya düşüncesine iyi bir örnektir