Sevinç Şimşek

“Madun” kelimesini akademik dünyada en çok dile getiren kişi, feminist ve postkolonyal kuramcı Gayatri Chakravorty Spivak’tır. 1988’de yazdığı, “Can the subaltern speak?”Makalesinde şunu sorar.” Madun grupların kendi sesleriyle konuşması mümkün mü? Yoksa hep onlar adına konuşan bir “aydın sınıf” mı var? “ Yani bir kadının, bir yoksulun, bir sömürge insanının sesi gerçekten duyulabiliyor mu? Yoksa hep başkaları mı onlar adına konuşuyor, onları temsil ediyor? Madun: Toplumsal, siyasal ya da ekonomik, güçten mahrum bırakılmış sesini duyuramayan, ezilen kişiyi ya da grubu ifade eder.
Reklam
Eleştirel ırk kuramı 1980’lerde insan hakları hareketinin genişlemesi (ve eleştirisi) ile eleştirel hukuk çalışmalarının içinden çıkan radikal bir grubun, bu çalışmalarda savundukları, birey ve meritokrasi gibi sözde tarafsız hukuk kavramlarının aslında güç ilişkilerini maskelediği iddialarının birleşmesiyle geliştirilmiştir.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Performatif”: Kimlikler, özellikle toplumsal cinsiyet gibi kavramlar doğuştan değil, tekrar eden toplumsal eylemlerle inşa edilir. Bu düşünceyi özellikle Judith Butler geliştirmiştir.
İnsanların toplumsal cinsiyet anlayışları, onların yalnızca kadınlara ve erkeklere dair düşünce tarzlarını etkilemekle kalmamış, genelde toplum hakkındaki düşünce tarzlarını da şekillendirmiştir. Joan Scott bunu şöyle ortaya koymaktadır: “Toplumsal cinsiyet, cinsiyetler arasında algılanan farklılıklara dayalı sosyal ilişkilerin asli unsuru, güç ilişkilerini göstermenin başlıca yoludur.” Böylece, hayatın diğer alanlarındaki hiyerarşiler toplumsal cinsiyet bağlamında ifade edilirken, baskın bireyler veya gruplar için genellikle edil, onlara tabi bireyler veya gruplar için dişil terimler kullanılmıştır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Ah işte, durumlar böyle Piskopos Hazretleri! Lobutları devirerek oynamak isteyen, oyunda kalmak istiyorsa onları tekrar doğrultmak zorunda. İnsan önce hareket edip ancak sonra düşünüyorsa, yemekten sonra hardal servisi yapmış gibi olur.
Sayfa 98 - Sel·Kitabı okudu
Reklam