Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Belki de bir çok şeyi yaşarken hic farketmedik öylece geldi geçti üstümüzden şimdi düzeltmeye çalıştığımız yasanmışlıklarımızın sadece küçük kırıntıları
Oysa ne çok isterdim çocukça ve masum kalmayı hakkın adaletli terazisinde
Hepimizin pişmanlıkları var elbet okuduğum kitap 5 pişmanlık dese de aslında 5 ten cok fazlaca
* keşke bütün niyetleri kendi niyetim gibi saymasaydım mesela dostlar edinmeseydim evet bize dost ta gerek ama belki dostlarımız olmasaydı düşmanlarımız hiç olmayacaktı öyle ki bütün dostlarımız ilerleyen zamanlarda birer düşman potansiyelini oluşturuyor
* keşke unutmam gerekenleri yada unutmak istediklerimi yaşamasaydım yada o kadar benimsemeseydim belki de şimdi bir çok keşke diye başlayan cümleler kurmak yerine yaşadıklarımın naifliğinden bahsederdim
* keşke şehir şehir gezmek yerine bir şehrin müptelası olsaydım tıpkı şimdi şehr-i diyar istanbulda kız kulesine meftun olduğum gibi şehirler sevgili gibidir oysa guzel yürekler tek bir sevgili ister onlarcası sadece zaman kaybıdır
* keşke okumayı daha küçük yaşlarımda sevseydim iyi bir edebiyatçı olacağımı düşünüyorum taa orta okul sıralarında yan sınıfın gözdesine şiirler dizeceğim diye kafa patlatmak yerine bu gunlerime tatli anilar bıraksaydım okuyarak daha cok okuyarak
* keşke ilk aşık olduğumda aşkın böylesi yüce bir varlık olduğunu bilseydim umursamazlıklarım olmazdı ya da ardimda bir düzine ah ve gözyaşı oysa ne yanlışmış yaşadığımı sanmak meğer aşkı bilmezken yaşamıyormuşum bu yüzden keşke aşkı daha önce böylesine bilseydim yada duygularımı hal vurup harman savurmak yerine kiymetini bilseydim
* keşke hep kendimden feragat etmeseydim birazcıkta kendimi yaşasaydım simdi bakıyorum da hic kendimi yaşamamış biriyim halende yaşamıyorum çünkü canımı bir guzel sevgilinin ışıklı gözlerinde bıraktım yani
Kilise çanlarını andıran o iğrenç sesiyle kapı çaldı birden
Zarife kaç defa değiştirmek istemişti oysa bu uğursuz sesi
Küçük tosun kapının çığlıklarına dayanamayıp uyandı beşiğinde
Zarife kocasına bir değiştirmedi şu kulakları delen lanet zili diye söylenerek mutfaktan çıktı yeşil mutfak önlüğünde ellerini kurulayarak kapıya yöneldi
Tosunun ağlaması ondaki annelik duygusunu kabartmış olacak ki tosunu da kucağına alıp
-baban geldi yavrum hadi şu kapı zilinden kurtulalım diyerek kapıyı açtı evdeşine
Daha kapıyı açar açmaz kocasında bir başkalık olduğunu sezen zarife nasılsın demeye gerek duymadı belliydi yunus’un canı pek sıkkındı
Tosunu tekrar beşiğine koyup sofra hazırlığı için mutfağa koyuldu
Yunus muttarit adımlarla salonda volta üstüne volta atarken sigarasını yakmış bacası tüten gemiler gibi oflaya pofluya adımlıyordu koltuk ve beşik arasında ki dört adımlık mesafeyi
Bir yandan da mırıldanarak küfürler ediyordu fabrikada ki ustabaşına canı çıkarcasına çalıştığı halde hiç çalışmıyormuş gibi kaypak muamelesi görmek haksızlıkların babası gibi geliyordu ona
Zarife bu mırıldanmalarını duymadı belki duysa umursama boş ver der ya da teselli bile edebilirdi kim bilir
Zarife mutfaktan başını uzatıp
-lütfen içeride sigara içme tosunu rahatsız ediyorsun bari bu sabiye iltimas göster diye seslendi
Yunus kes sesini be kadın zaten canım burnumda diyerek âdeta kızgın bir boğa gibi soluyarak hiddetli bir tehdit savurdu Zarife’ye
Zarife’nin aslında demek isteyip de diyemediği onlarca kelime aklından geçti birden hepsini kendi içinde cevaben usulünce söylemişti kocasına kısılarak bakan gözleriyle
Sesini çıkarmadı kendi içinde bir yerlere daha biraz acı doldurdu gözlerini cama çevirip gözleri dolu dolu sokağın loş ışıklarına baktı
Oysa böylemiydik biz diye mırıldandı içinden
Ve