Sevgim köleliğe dönüştü, köleliğim giderek büyük bir yalnızlığa. Yalnızlığımın içinde kayboldum. Ben tekrar uçurtma uçuramam. Benim bir gökyüzüm yok. Şu dünyanın üzerinde basacağım bir toprak yok. Sen benim kalbimi göremezsin artık. Dürüst insanların kalbi görülür ancak. Benimkini görebiliyor musun? Hayır değil mi? Çünkü ancak dürüst bir adamla konuştuğunda onun kalbini görebilirsin.
"Umut hiç bitmeyen bahar mevsimidir, içinde kar da yağar, fırtına da kopar.
Üzülme, der Mevlana. Bir yanda korkun bir yanda ümidin varsa iki kanatlı olursun, tek kanatla uçulmaz zaten."
Züleyha, Ebubekir'e "Sadıkam" ismini vermişti. Aşkına sadık olan bu adama verilecek en güzel isim buydu. Bu Ebubekir'in hoşuna gidiyordu fakat o, Züleyha'ya bir isim takmadı. Çünkü o, Ebubekir'in Züleyha'sıydı, başka hiçbir takıya ihtiyaç duymayan güzel sevgilisi, çocukluk aşkı.
O gece orada ve memleketin her köşesinde hiç kimse şu Anadolu toprağına tutunmak için kendisine sormadı asla, bana, evladıma, kocama, oğluma, kızıma, kardeşime, anama acaba bir şey olur mu diye. Son toprak parçası Anadolu'yu savunmak için dışarı çıktılar.
Dışarıda barut kokusu vardı, kan kokusu vardı.
Ama asla can korkusu yoktu.