Belki bu da kâfiydi. Bir insana bir insan herhalde yeterdi. Fakat o da olmayınca? Her şeyin bir hayal, aldatıcı bir rüya, tam bir vehim olduğu meydana çıkınca ne yapılabilirdi?
Dostoyeski "insancıklar"adlı kitabındaki; " Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu."diyor. İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek...