Derken, evlerimize döndük. Onlar tam oturdukları yerden geçerken biraz yavaşlayan bir tramvaydan iner gibi indiler savaştan. Yolculuk ücretini ödemeden atlayıverdiler aşağı. Şöyle ufak bir dolaşmadan sonra evlerinin kapısından içeri girdiler ve bak işe sen, büfe hala yerli yerindeydi, kitaplık işte az biraz tozlanmıştı o kadar; bodrumda hanımın aldığı patatesler, hanımın yaptığı reçeller duruyordu. Yakışık aldığı üzere biraz şöyle kollar arasına alınıp kucaklandı hanım. Ertesi sabah eski çalışılan yer boş duruyor mu hala, sorulup soruşturulmak için yola düşüldü: Evet, hala boş duruyordu. Her şey kusursuzdu. Gerekince hastalık sigortasına başvurulabilirdi yine. Bir berbere uğranılıp, rahatsızlık veren sakalın tıraş ettirilmesi gibi. Naziliğin şöyle birazı da atıldı üzerlerden. Nişanlardan, yaralamalardan,yiğitliklerden dem vuruldu, sonunda ortaya çıktı ki, yaman kişiymiş de insan, kendisinin haberi yokmuş. Hatta tramvay için haftalık abonman kartları bile alınabilinmekteydi eskisi gibi, her şeyin düzene girdiğine bundan iyi işaret mi olurdu?