Yaşımız büyüdükçe ölümü kafamızdan çıkarmayı öğreniriz; dikkatimizi başka şeylere veririz; ölümü olumlu bir şeye dönüştürürüz (öbür tarafa göçmek, yuvaya dönmek, Tanrı'ya kavuşmak, nihayet huzur bulmak); yüreklendirici mitlerle onu yadsırız; kalıcı yapıtlarla, tohumumuzu çocuklarımız aracılağıyla geleceğe göndererek ya da tinsel süreklilik vaat eden bir din sistemini benimseyerek ölümsüzlüğü yakalamaya çabalarız.
...ve fırınlar yaratıcılarını yakmak için son bir kez daha yakıldı. Nazi liderlerinden arta kalan tek şey olan otuz kilo kül bir nehre saçıldı ve çok geçmeden, tarihin en üzücü ve karanlık hikâyelerinin başladığı Münih'in içinden geçen Isar Nehri’ne doğru sürüklendi.
Spinoza: "Ah ahmak kadın ah, elbette göz önünde olmamanız gerekiyor! Baştan çıkarıcı gözleriniz, dalgalanan yelpazeleriniz ve sığ yorumlarınız dini tefekküre mani olur."
Sarah: "O halde erkeklerin zayıf olması ve odaklanamaması kendilerinin değil kadınların suçu öyle mi?
...Öyleyse muhtemelen eğitilmesi gereken şey erkek zihnidir. Belki de kadınların örtünmesini talep etmektense, erkeklerin at gözlüğü takması gerekir! Derdimi anlatabildim mi yoksa devam edeyim mi?"
Sarah Benitez (Haham Franco Benitez'in eşi)·Kitabı okudu