📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı Kızıldeniz'i ikiye bölüyor, Mısırlıları felakete boğuyor, yanan bir çalılık kılığına girip konuşuyor. Neden bütün mucizeler o zaman, Tevrat’ın çağında gerçekleşiyor? Söyleyin bana, mucize sezonu kapandı mı? Haşmetli, kadiri mutlak Tanrı uykuya mı daldı?
Babam kazığa bağlanıp yakıldığında neredeydi bu Tanrı? Ve babam neden yandı? Bu Tanrı’nın kutsal kitabını korumak için mi? Tanrı ona bu kadar hürmet gösteren babamı kurtaracak kadar güçlü değil miydi? Eğer güçlü değildiyse, bu kadar zayıf bir Tanrı’ya kimin ihtiyacı var?
Yoksa Tanrı babamın ona hürmet ettiğini bilmiyor muydu? Eğer bilmiyorduysa, bu kadar bilgisiz bir Tanrı’ya kimin ihtiyacı var? Yoksa Tanrı babamı kurtaracak kadar güçlüydü de kurtarmamayı mı tercih etmişti? Eğer bunu tercih ettiyse, bu kadar sevgisiz bir Tanrı’ya kimin ihtiyacı var?
“Söyle bana Jacob, Tanrı’nın kadiri mutlak olduğuna inanıyor musun?”
Jacob başıyla onaylıyor.
“Tanrı’nın kusursuz olduğuna? Kendi başına eksiksiz olduğuna. . . ”
Jacob yine onaylıyor.
“O halde kusursuz ve eksiksiz bir varlığın hiçbir ihtiyacı, yetersizliği, isteği ya da arzusu olmadığını da kabul edersin, öyle değil mi?”
Jacob düşünüyor, duraksıyor ve temkinli bir şekilde başıyla onaylıyor. Spinoza, Franco’nun dudaklarında beliren bir gülümseme fark ediyor.
“O halde” diye devam ediyor Spinoza: “Ben Tanrı’nın onu nasıl yücelttiğimize, hatta yüceltip yüceltmemize dair bir isteğinin olmadığını iddia ediyorum. O zaman Jacob, bırak da Tanrı'yı kendimce seveyim ben. ”
...Bir sorum var. Bir oğlun, babasının yanan etinin kokusunu duyduğu bu dünyayı bir düşünün. Böyle bir dünya yaratan Tanrı nerede? Böyle şeylere neden izin veriyor o? Bunu sorduğum için beni mi suçluyorsunuz?