Lütfen gönderilerinizi beğendiğim için kendinizi benim gönderilerimi beğenme zorunluluğu altında hissetmeyin. Aynı şey takip için de geçerli. Beğeni veya takipçi kazanma gibi bir kaygım yoktur.
Sabrı öğütler zaman, oysa odur durmayan
Ben beklerim de zaman beklemez ki beni
İyisi mi sen kalk, geç karşıma, aç gönlünü, dön gel yavaşça
Ben sensiz yanan bir ateştim, söndüm zamanla
Bir düşman gibi gel üstüme, özletme kendini
Sen bir dost gibi, kardeş gibi özlenen sevgili
Ben seni niçin seviyordum ki? Bilincine varmadan da olsa benden daha üstün yanların için, gerçekten benden daha yukarılarda, daha seçkin, daha zarif ve ışıltılı olduğun için. Ben yoksunluktan, karanlıktan ışığa gelir gibi geldim sana. Ayrıca niye olmasın ki? Bizi ruhumuzun ıssızlaşmasından kurtaran, mesleğimizin tekdüzeliğini dengeleyen böyle kadınlar değil midir? Meslek hayatında, orada üstün olabiliriz; karar veren, emreden, altımızdakileri yönlendiren biz olabiliriz; fakat sevdiğimiz kadının karşısında, orada bu kötü hırs kalmıyor, inan bana. O zaman yine çocuklar gibi sade ve iyi oluyoruz; armağanlarımızı almak, başımız kucağınızda en güzel düşleri dinlemek istiyoruz."
"Sen de öylesine, öylesine hatalıydın ki! Kabullendiğin ve bana uyum gösterdiğin için hatalıydın, benim budalaca mükemmeliyetçiliğime eleştirmeden inandığın için ve tutkuyla boyun eğdiğin için hatalıydın. Beni kendi üstünde değil de yanında görmüş olsaydın yeterdi; ah, öyle yukarılarda göreceğine kendinden aşağıda görsen bile daha iyiydi."
"O zaman seni sevmemiş olmam gerekirdi," dedim alçak sesle.