Ankara’ya, Çankaya civarına taşınmalıymışım. İstanbul’un dehşetengiz kaosuna karşılık Ankara’nın bariz intizamı tercihe şayanmış. Ankara, İstanbul gibi nemli değilmiş. Başkentin temelinde modern bir ruh varmış. Ankara disiplinin, kıvancın ve emniyetin şehriymiş. Ankara, Cumhuriyetin kalbi, dünyanın merkezi, evrenin başlangıç yeriymiş... Kepçe kulağıma biriken bu zırvaları sabırla dinledikten sonra kireçli boynumu çevirip cevap verdim: “Ankara’da yaşamaktansa, İstanbul’da ölmeyi yeğlerim.”