Şimdi anlıyorum ki, insan güzelliğini kaybettiğinde her şeyini kaybetmiş oluyor. Senin bu tablon var ya, işte o öğretti bana bunu. Lord Henry Wotton son derece haklı. Dünyada sahip olmaya değecek tek şey gençlik...O yüzden de yaşlandığımı fark ettiğim anda, kendimi öldüreceğim.
Ne kadar da acı! Yaşlanacağım...İğrenç ve korkunç bir yaratık haline geleceğim ama bu resimdeki kişi her zaman genç kalacak. Şu haziran gününde olduğundan bir gün bile daha yaşlı olmayacak o...Keşke bunun tersi olsaydı! Keşke sonsuza dek genç kalacak olan kişi ben olsaydım da bu portre yaşlansaydı! Her şeyimi verirdim bunun için! Evet, bütün dünyada bunun için vermeyeceğim tek bir şey bile yok! Ruhumu bile verirdim!
Böyle düşünmek insana hüzün veriyor ama dehanın güzellikten daha uzun ömürlü olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Aşırı eğitimli olmak için hepimizin bu kadar çaba göstermesinin nedeni de budur zaten. Var olmak için verdiğimiz amansız savaşta, kalıcı bir şeylere sahip olmak ister ve yerimizi sağlama almak için aptalca bir umuda kapılıp kafamızı saçmalıklarla ve bir yığın olgusal gerçekle doldururuz. Kafasını tıka basa bilgiyle doldurmuş olan bir adam...İşte günümüzdeki ideal kişi bu. Oysaki öyle bir adam ne kadar korkunçtur! Her bir eşyanın gerçek değerinin üzerinde satıldığı, ucubelerle dolu, tozlu bir antikacı dükkanı gibidir.