Bu kitap benim için sadece bir roman değil, bir çocuğun gözünden görülen hayata dair en gerçekçi aynalardan biri oldu. Satır aralarına gizlenmiş çaresizlik, sevgi açlığı ve büyümeye zorlanan bir ruhun hikayesi hâlâ içimde yankılanıyor. Yoksulluk yalnızca maddi bir eksiklik değilmiş; bazen anlaşılmamak, korunamamak, hatta unutulmak da aynı derecede yoksullaştırabiliyormuş insanı.
Yazarın dili sade ama vurucu; duyguların altını çizmeye gerek kalmadan sizi içine alıyor. Çocuk gözüyle kurulan cümlelerde bazen gülümsedim, bazen içim ezildi ama en çok da gerçekliğin tokadını hissettim.
Bu kitap bende, yargılamadan anlamaya çalışmanın, görünmeyeni görmenin önemini yeniden hatırlattı. Herkesin içinde bir yara taşıdığı gerçeğini unutmamak gerektiğini düşündürdü. Uzun süre hafızamdan çıkmayacak bir kitap oldu.