Babasının kontrol ve denetiminden kurtulan Abdülkadir sonrasında çok ciddi bir ahlaki savrulma yaşar. O dönemleri yaşayan insanların hatıralarına yansıyan bazı veriler, sadece Abdülkadir’in değil, yeni padişah Mehmet Reşad’ın oğulları Ömer Hilmi Efendi’yle Ziyaeddin Efendi’nin de benzer bir biçimde Beyoğlu’nun sefih ortamlarını mesken tutarak pek çok dedikoduya neden olduklarını ortaya koymaktadır.
Babasinin uzun süren iktidarinda padişahın oluşturduğu düzen ve disiplinden ötürü yaşamak istediği hayatı o güne kadar bastırmak veya bir şekilde ertelemek zorunda kalan şehzade, saraydan ayrıldıktan sonra birdenbire farklı bir hayatın ve akla hayale gelmedik büyük skandalların öznesi olur.
Hanedanın kadın ve erkek üyelerinin tahta çıkan yeni padişahı tebrik edip bağlılıklarını bildirmeleri, hanedan içerisinde öteden beri ciddi bir biçimde uygulanagelen bir gelenekti.
Hazine-i Hassa'nın piyasada yaptığı araştırma neticesinde 120 (8.280 $) ve en fazla 140 (9.660 $) liraya satın alınabilecek olan bir mobilya takımının şehzade tarafından 240 (16.560 $) liraya alındığının ortaya çıkması, şehzadenin gerçek hayattan ne derece kopuk bir insan olduğunu gösterir.