İnsanın dünya üzerindeki yaşamı bir rodeo. Hortumlar, çığlar, seller, depremler. Elinde kürek, savaşırsın. Burası benim evim, diye bağırırsın. Siktir! Burası bir ev değil! Burası hiçbir şey değil! Dünya, insanın kabuğu değil. Burası bizim yuvamız değil. Biz, yer çekimiyle dünyaya zincirlenmişiz. Kim bilir nereden kovulduk? Cennet mi? Hiç sanmıyorum! Hem de hiç!
"Piçin bir tımarhane ya da hapishaneye kilitlenmemek uğruna sarf ettiği irade miktarı, sıradan bir insanın kansere çözüm bulmak, devlet başkanı ya da peygamber olmak için harcadığından fazladır. Son olarak, bir karaktere sahip olabilmeleri için gereken iradeyi sadece nefes almaya harcadıkları için piçler karaktersizdir."
"Aslında kötülerin de iyilerden farkı yoktu. Sadece onlar pişman olurlarken daha hızlı davranıyorlar ve yeni günahlar işlemek için sokağa çıktıklarında vicdan azaplarını gözyaşı basmış evlerinde bırakıyorlardı. Oysa iyilerin evlerini gözyaşı basana kadar bir ömür geçiyordu. Onun dışında bir farkları yoktu. Kötüler, iyiler, kısa ve uzun süreli vicdan azapları, sessiz ve gürültülü pişmanlıklar..
"Beni terk edenlerin hepsi kapı oldu. Çünkü sırtlarını bile görmeye vaktim olmadı. Kapıyı çekip çıktılar ve ben daha ne olduğunu anlayamadan kapıya dönüştüler."
"Bazen dünyanın bir kasa olduğunu düşünüyorum. Tanrı'nın parasını sakladığı bir kasa. Para biriminin insan olduğu bir evrendeki küçük bir kasa. Tanrı'nın paraya ihtiyacı olduğu zaman büyük savaşlar, felaketler, ölümler oluyor. Ölenler harcanıyor. Kalanlar ise faiz yaratmak için ürüyor."