Şeyma Demir

Cihânı hiçe satmaktır adı aşk Döküp varlığı gitmektir adı aşk Elinden sükkeri ayruğa sunup Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk Belâ yağmur gibi gökten yağarsa Başına ona tutmaktır adı aşk Bu âlem sanki oddan bir denizdir Ana kendini atmaktır adı aşk Var Eşrefoğlu Rûmî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk Eşrefoğlu Rûmi
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kaderini sev, Sev ki o senin hayatındır.
"Dente lupus, cornu taurus petit." "Kurt dişiyle, boğa boynuzuyla." - Antik Latin deyişi
...kuşları ürkütmemenin, ve anneme çaktırmamanın.
bana bunlarla gelmeselerdi, birçok şeyin hakkından gelirdim. kolayca yaşardım kuş gibi, tüm kaygısı kursağında. yani bu bavulu bana başucumda hazır tutturan adamların, kadınların ve muadil diğer şeylerin zarif bir tebessümle içlerinden geçip gidip... içlerinden geçip gitmeme izin vermediğiniz için yolu yok! ortağısınız bu yaşayamamak ağrımın! "bir şey olduğunda ve içinden çıkamadığında orda dur, ve bir nefes al derin ve sigarasız" derdi bir arkadaşım 90ların ortasında. şeker yurdunda yan odamda kendini astığında yanında bir jimy handrix posteri vardı, bir de allah. sabah haber aldığımda yurt görevlisi nadir abiden, durdum... nefes aldım. bi boka yaramadı. sonra utancımdan fatiha okuyamadım da bu bavulu doldurdum. benim şimdi o çocuğun adını bile hatırlamazlığıma ortaksınız ya madem, dedim ya; yolu yok, nereye gidersem gideyim getireceksiniz peşimden. gayretiniz kendinizden lümpen. hayatın, tabiatın ve yarım kalmış her haltın ortasında 38 yaşımda ne çok şey gördüm bin yaşlık? ee? ne var peki elimde? tutamacı paslı bir bavul. bir daha söylüyorum: yardım edeceksiniz! getireceksiniz ardımdan bir yolunu bulup kuşları ürkütmemenin, ve anneme çaktırmamanın. aranızda konuşun, ister, bir bavula kaç acı sığar? kaç eski sevgili sıkışır kirli çamaşır bölmesine? bunları düşünmemek üzere kurulu dünya. dünya, siz bunları düşünmeyin diye dönüyor. ben şimdi biraz risk alıp dünyayı durdurmaya yelteniyorum. müdahale ediyorum karılarınızdan nefret etmelerinize ve iç çekmelerinize,
Şiir
Sen geldin ve benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi ve üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu Bulutlar geldi altında durduk Konuştun güneşi hatırlıyordum Gariptin yepyeni bir sesin vardı Bu ses öyle benim öyle yabancı Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı Dişlerin öpülen çocuk yüzleri Güneşe açılan küçük aynalar Sert içkiler keskin kokular dişlerin İçinden geçilen küçük aynalar Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı Sen geldin benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin