"Croissant" da ilk defa bu dönemde pişirilir: fransızcada ay demek olan kruvasan bayraklarındaki sembolü ay olan Türklerin yenilgisini kutlamak için pişirilir ve kahve ile beraber ikram edilir. Böylece Viyana sırtlarında Türkleri ilk defa yenen Avrupa orduları, bu zaferi Türklerin iki sembolü, yani ay şeklindeki çörek ve Türk kahvesiyle kutlarlar!
Burada da Kural aynıdır: eğitim ve kültür seviyesi yükseldikçe önyargılar derinleşmekte, şeytanlaştırma eğilimi güç kazanmaktadır. Sıradan Avrupalıların, tacirlerin, seyyahların, mütercimlerin Müslüman bireylerle olan günlük etkileşimi farklı ve daha insani bir İslam ve Müslüman algısı ortaya çıkartırken; kültürel ve ideolojik "öteki "olarak kurgulanan Müslüman tipolojisi daha büyük algı kırılmalarına ve çarpıtmalara neden olur.
AVRUPA, TÜRKLERİ İSTANBUL'UN FETHİNDEN DOLAYI HİÇBİR ZAMAN AFFETMEDİ.
Bizans'ın gözdesi, doğunun roması İstanbul'un kaybı, fetih tarihinden yüzlerce yıl sonra öfke, hüzün ve serzenişle hatırlanmaya devam edecektir.
Katoliklerle protestanlar arasındaki amansız mücadele çerçevesinde Türklerin bazen deccal, bazen de hristiyanlardan daha namuslu, dindar ve erdemli insanlar olarak görülmesi, bu sürecin diyalektik sonuçlarından biridir.