Bu kitabı o kadar sevdim ki. İçinde şarka dair birçok şey mevcut. Şımarık büyütülen erkek evladın her şeyin hakimi olabileceğini zannetmesi ama aynı şekilde diğer erkeklerin de böyle büyüdüğünü fark etmesini büyük keyifle okudum. Uğradığı ihanete üzülmek yerine çokkk neşelendim ama dediğim gibi fazlasıyla şark bir roman olduğu için yine kadını ikinci konuma düşüren, aşağılayan bir profili okuduk. Yazarın bunu yansıtmasını seviyorum, Mısır’da gördüğü tüm tepkilere rağmen kadınların bu toplumda ne kadar örselendiğini bağırmaktan çekinmediği için ona sempatim çok fazla. Bu kitaptaki karakter bana Ciğerdelen’deki Sinan karakterini fazlasıyla anımsattı. Ben Aşk Zamanı’nda İzzet’in ne kendisine, ne aşkına zerre saygı duymadım ama Necib Mahfuz’un bir sonraki kitabını okuma isteği duydum.