Sezgi'nin Kapak Resmi
Sezgi, Veba'yı inceledi.
05 Kas 19:55

Okurken beni ziyadesiyle sıkan, ‘’ne zaman bitecek’’ dedirten bir kitaptı. Bu kitaptan sonra Camus için yakışıklı ve Sartre-Simona arkadaşlığı magazini sonrasında böyle pohpohlandığını düşünmeye başladım. ‘’Yaz’’ kitabı da böyleydi. Fakat denemelerini okudukça okumak istiyorsunuz. Bence Camus’nun ideal türü deneme. Veba bir kere bile duygulandırmadan, ‘’niye böyle oldu ki?’’ dedirtmeden başladı ve bitti. Hikâyede kimseye üzülmedim, hiçbir karakter kafamda canlanmadı, kimse önemli gelmedi. İşte veba geldi ve şehir kapatıldı diye kısaca yazsa daha etkili olabilirdi

Gayet güzel ve keyifli başlayan fakat beni cinnet noktasına getiren bir oyun. Eskiden beri gelen bu kadınları uysallaştırma fikrini yok edebilmiş değiliz. Tabiî dönemin dini ve sosyal etkileri göz önüne alındığında normal geliyor hikâye. Katherine yanlış davranışlar sergileyen bir kız gibi görünüyor. Halbuki günümüzde Bianca gibiler ezilirlen Katherine gibiler kendini koruyor. Bu karşılaştırma için bile okunabilir.

Ölüm ve Korku Günleri; Teresa isimli bir genç kızın 2.Dünya Savaşı sırasında Varşova'da yaşadıklarını anlatıyor. Aslında bu kitapta Cengiz Dağcı'nın tarzını biraz değiştirmiş. Konunun Kırım olmamasından değil soğuk Albert Camus etkisinden bahsediyorum. Bilindiği üzere Camus'nun Veba'sı da büyük bir meseleyi anlatmasına rağmen sade, soğuk, boğucu bir atmosferde geçiyor. Bu kitapta da aynı bu atmosferi yakaladım ben. Birçok şeyin olduğu ama hiçbir şey olmuyormuş gibi hissettiren bir mesafe vardı hikayeyle okuyucu arasında. Bir savaş tasvirini vurucu yapmaktan ziyade Teresa'nın hayatından birkaç noktayı yakalayabileceğiniz kadar dahil etmiş yazar okuyucuyu. Kitabın sonlarına doğru gelen Asya karakteri ise olayı bambaşka bir boyuta taşıdı ve psikolojik tanımların devreye girebileceği bir aşk izledik. Belki de bu soğuk ve mesafeli kitap, bir zamanlar bir toplumun yaşadığı büyük meseleyi herhangi biri üzerinden anlatarak herkesin başına gelebileceği mesajını vermek istiyordur.

Okuduğum Jules Verne kitapları içinde bir tek bu kitapta sıkıldım. Yine de konuyu çabuk bağladığı için teşekkür etmek gerek :) Bağlandığı yer oldukça güzel öyle ki ‘’bu deneyi yapmaya çalışan var mıdır?’’ diye düşündürdü. ^^

Zweig’in en sevdiğim kitabı ‘’Korku’’ sonrasında okuduğum kitapları hep birbirinin tekrarı gibi gelmişti. Bunun sebebi benzer konuları benzer karakterler üzerinde işliyor olması ve hep aynı psikolojik olayları kullanmasıydı. Yazarın biyografi tarzındaki kitaplarına ise önyargılıyım. Avrupa’nın Vicdanı kitabında beni aşırı iten ‘’yağcılığa’’ varan övgü şelalesiydi. Bu kadar övgüye gerek var mıydı bilmiyorum. O yüzden Zweig okumaya bir süre ara vermiştim. Bunları Amok Koşucusu’nu daha iyi övebilmek için söylüyorum ^^ Çünkü gerçekten hem Korku’yla aynı seviyede hem de sonu dolayısıyla Korku’yu bile geçen harika bir hikâyeyle karşı karşıyayız. Anlatıcının hayatına çok çabuk adapte oluyorsunuz ve tedirginliği size aşırı iyi yansıtıyor. Ben Amok Koşucusu ismini de aşırı derecede beğendim kitapta ismin nerden geldiğini de anlatıyor. Yıldız yıldız yıldız.

Sezgi tekrar paylaştı. 28 Eki 21:02
Merve, bir alıntı ekledi.
28 Eki 20:57

Dediler ki: "Ne güzel vatanımız... Uğruna yaşarız, uğruna ölürüz."

Ciğerdelen, Safiye ErolCiğerdelen, Safiye Erol

Açıkçası ilk bakışta bazı dinî olayları içeren kitaplar gibi baskın, kesin çizgilerle anlatır korkusu olmadı diyemem fakat Safiye Erol her zamanki hanımefendiğiliyle harika yorumlarda bulunmuş. En sevdiğim kısım Hz. Hatice ile ilgili olan kısımdı. Olayların esasına hâkim olduğumuz için defalarca aynı şeylerin anlatılması zaman zaman insanı yorabiliyor. Safiye Erol bunun dışına çıkarak millî ve manevi kültürümüzün ışığında bir eser yazmış. Bu sebeple bir yerde Hz. İbrahim okurken, birkaç satır sonra Nietzsche alıntısı görebiliyorsunuz. İşte Cumhuriyet Dönemi aydın yazarlarının -bana göre- incisi olan Safiye Hanımefendi mevcudiyetimizi oluşturan, Avrupa dediğimiz olgunun temelindeki İbn-i Sina, Farabi ve İbn-i Rüşd ateşinin idrakinde bir kitap kaleme almıştır. Saygı ve minnetle.

Safiye Erol kendi cinsiyeti itibariyle kadın olmasının dışında ‘’kadınların’’ yazarı olma niteliği taşıyor gözümde. Çünkü Safiye Erol’un, kadın tipleri döneminde yaşayan ve birçok dertle yeni yeni tanışan kadınlardan oluşuyor. Bu kadınlar hem Batı eğitimi ve büyük bir entelektüel birikimle vatanlarına faydalı olmak için kendilerini daha ileriye taşımaya çalışıyorlar hem de aşk denilen karmaşık olgunun içinde kayboluyorlar. Safiye Hanımefendi’nin bir yanı tasavvufla haşır neşir bir yanı ise felsefe ilmiyle yakından ilgili. Bunlar da eserlerine fevkalade bir etki bırakmasına yardımcı oluyor. Kadıköyü’nün Romanı, Ülker Fırtınası’na göre zayıf kalıyor. Zayıflığının sebebi çok fazla karakter ve çok fazla konunun iç içe geçmesinden kaynaklanıyor. Kesinlikle sıkıcı bir kitap değil ama Ülker Fırtınası yaşanılan derin acıyı çok güzel yansıtmıştı burada daha sade kalıyor. En güzel ve -bence- edebiyatımızın Taç Mahal’i diyeceğimiz Ciğerdelen’i bu kitaplarla kıyaslayamam. Kıymeti bilinmeyen, sessiz sakin bir kültürel çığlık diyebiliriz Safiye Erol için. Kadıköyü’nün Romanı ise Meşrutiyet sonrasında belki de bugüne kadar gelen bir süreci içerdiği için mutlaka anlaşılmalı. Kitap karakterlerinden Bedriye’ye oldukça gıcık oldum. Isınmak mümkün olmadı bir türlü. Ama kadının kendi kaderini tayin edebilme hakkını çok güzel yansıttığı için saygım büyük. Nazik, kibar aşık Necdet’e de selam ederim. ^^

Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün arkadaşı Nuri Conker'e yanıt biraz da tasdik niteliğiyle yazdığı Zabit ve Kumandan ile Hasbihal bugün dahi askeri kurumlarda başucu kitabı olmalıdır. Sebebi ise şöyle: Mustafa Kemal Paşa'nın, -her ne kadar daha taze bir askerken bunları yazmış olsa da- fikirlerinin ve önerilerinin çok değil 1-2 yıl sonra askeri bir mecburiyet olarak ortaya çıkması tesadüf değildir.Burada bir mücadelenin kıvılcımını okuyoruz. Tedbirler, öneriler, fikirler, eleştiriler. Sıfırdan başlayan bir asker olarak, erliği de komutanlığı da hesap edebiliyor, küçük yanlışların bir orduyu yok edebileceğini şiddetle vurguluyor. Tekrar tekrar okunacaklar listesine çoktan eklendi bile.