Çocukluk işte...
Hayat zamanla bana ne kadar çabalarsam çabala bazı şeylerden kulağına kapayarak yorganların altına saklanarak kaçılamayacağını öğretti maalesef.
Evin işi annemin üzerindeydi o bizim aynı zamanda babamızdı. Hani dünyanın yedi harikası var ya, benim için dünyada bir tane harika var, o da annem. Kimse annem gibi kayıtsız şartsız, hiçbir beklentisi olmadan bu kadar çalışıp bu kadar sevemez.
“Söze nasıl başlasam Gülseren hocam benim hayattaki tek lüksüm kitap okumaktı, sizin kitaplarınızı okuyup kendimi tanımaya çalışırken bir gün karşınıza oturacağım hiç aklıma gelmemişti hayat çok zor Gülseren hocam işte bu zorluk bugün beni sizin karşınıza oturttu. Hayat dikenli bir yol ve bu yolda dikenlere basa basa yürürken canımı çok acıttılar.”
Çok rahat bir çocukluk yasayanların aksine senin gibi ateşin içinden gelen hayatla çok daha kolay mücadele ederler.
“Neden hocam?”
“Çünkü zora, acıya, engele, şiddete yabancı değillerdir.
Savaşmayı bilirler.