Cinsellik enerjisi bastırıldığında çirkinleşir. Bu bir kısır döngüdür: Papazlar, ahlakçılar, sözde dindar kişiler, papalar, şankaraçaryalar ve diğerleri, cinselliği kınamayı sürdürüyor.Onun çirkin bir şey olduğunu söylüyorlar. Cinselliği bastırdığında çirkinleşir. Bu yüzden şöyle diyorlar: “Bak! Söylediklerimiz doğru. Bunu sen kanıtlıyorsun. Bak! Yaptığın şey çirkindir ve çirkin olduğunu biliyorsun.”
Şiva’ya göre aşk, giriş kapısıdır. Hem ona göre cinsellik de kınanacak bir şey değildir. Ona göre, cinsellik tohum, aşk ise onun çiçeğidir. Eğer tohumu kınarsan, çiçeği de kınamış olursun.
Cinsellik, aşka dönüşebilir. Eğer aşka dönüşmezse, sakatlanmıştır. Cinselliği değil bu sakatlık halini kına. Aşk çiçek açmalıdır, cinsellik de aşka dönüşmek zorundadır. Dönüşmüyorsa, bu cinselliğin hatası değildir. Senin hatandır.
Aşka dalamazsan, yemek yemeye, yürümeye dalmak da zor olur – çok zor olur çünkü egoyu eritecek en kolay yaklaşım sevgidir. Egoist olanlar bu yüzden sevemez. Egoistler sevgiden söz edebilir, sevgi şarkıları söyleyip, yazılar döktürebilirler, ama sevemezler. Ego sevemez.