'Soğuk bir fırtına esiyor havada.Yavaşça bana fısıldıyor bana, gitmiş olduğunu.Her zaman, daima sorular olacak kafamda.Hayatıma gereğinden fazla değer veriyorum, ama ben asla, hiç bir şekilde senin gibi bunu hissetmiyordum.'
Senden uzaklara, çok uzaklara sürüklenirken
kalabalık bir odada yapayalnız hissediyorum
düşünüyorum kendi kendime: 'kaçış yok bu korku, pişmanlık ve yalnızlıktan… aşk ve nefret düşleri, hep gözlerimde duruyor
ölen bir kahkahanın son nefesi, sessiz çığlıkların yankıları...
'Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak, değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.'