İnsan ömrü, zamanın fırınında alev alan bir kâğıt kadar çabuk yanıyor. Belki hayat… gülünç bir oyundur. Tam bir ümitsizlik içinde bir yığın ‘karar kılıklı tereddüt’ ve küçük, beyhude savunmalardır, hatta Hülyadır…’’
Şimdi çok iyi anladım ki , Zübük bir tane değil biz hepimiz birer zübüğüz.
Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer Zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde .