Özellikle çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler aile içi teca vüzlerden sonra güvensiz, korumasız kalmakta, ihanete uğradık larını anlayıp yıkılmaktadır....
"Bu ne demek oluyor biliyor musun?" diye yüzüme baktı ve devam etti. "Bu demek oluyor ki, kadının aslında erkeklerin şehvet aracı olduğu bir gerçektir; o nedenle biri kadını şehvet aracı olarak satarak para kazanmak isterse o kadar suçlu sayılmaz. Ama, kız reşit değilse ve ana babanm sözünü tutmayan bir tavır içinde ise, yani bir birey olmak gibi korkunç bir tavır almışsa, o zaman kızı kaçıran daha ağır bir cezayı hak etmiştir."
KIZ KAÇIRMADA CEZA KOMEDİSİ Evlenmek için kız kaçırana yasalarımız 10 yıla kadar hapis öngörüyor. Ama aynı kız "fuhuş" için kaçırılmışsa, cezası 3 yıla kadar hapis. Anayasa Mahkemesi de, bunun Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
TCK'nın söz konusu iki maddesi, iş bulma vaadiyle 2 kızı kan dırıp fuhuş amacıyla başkasına satmaya kalkışan 2 sanığın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada Cum huriyet Savcısı'nm Anayasa'ya aykırılık iddiası üzerine Anayasa Mahkemesi'nin gündemine geldi. Davanın görüldüğü Gürgentepe Asliye Ceza Mahkemesi bu iddiayı ciddiye alarak, Anayasa Mah- kemesi'ne, fuhuş amacıyla kız veya kadın kaçıranlara 1 yıldan 3 yı la kadar hapis cezası verilmesini öngören maddenin iptalini istedi.
Ancak Anayasa Mahkemesi, bu iki suça farklı cezalar verilmesinin Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna vararak, TCK'nm 436'ncı maddesinin iptal edilmesi istemini reddetti.
Yüksek Mahkeme, yasama organının kamu düzenini korumak için düzenleme yaparken, ceza hukukunun genel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, hangi eylemlerin suç sayılacağını ve suç sayılan eylemlere ne kadar ceza verilebileceğini belirleme yetkisi bulundu ğunu bildirdi. (Hürriyet, 20.04.2000)
Ülkemizde yeni bir adet çıktı. Kendilerine güç atfeden bazı erkekler, eski sevgililerinin çalışmasını açık, kapalı tehditlerle ön lemeye çalışıyorlar. İş teklif eden kişi ve kurumlan bu teklifleri geri almaya zorluyorlar. Başarıyorlar da...
Asena adlı genç kadm, başını dimdik tutarak bu baskılara savaş açtı. "Türkiye'de çalışacağımı herkes görecek. Kimse engelleyeme yecek. Gerekirse Avrupa televizyonlarına çıkarım. Avrupa insan Hakları Mahkemesi'ne giderim" diyor.
********
Sevdiğim bir gazetede başlık.. "Bu ne cüret!."
Kızdığı, bir genç kadının çalışma özgürlüğünü yok etmeye çalışan kaba kuvvet değil, kaba kuvvete tek başına başkaldıran yürekli genç kadın...
Asıl cüret bu olaya bu başlığı atmak, bence!... (Sabah, 09.02.2005)