SEHER

SEHER
Mutluluğa giden tek yol vardır.Oda elinizden bir şey gelmeyen şeyler için endişelenmemek. Epiktetos Dm kullanmıyorum/Demokratım/Hümanistim/Evliyim
Türkiye'deki ana babalar çocuklarına birey olmamayı çok erken yaşta öğretmek için büyük çaba harcarlar. İçimizdeki çocuk utanca boğulup kendi kendimize söz verip bir birey olmama yemini ettiğimiz zaman ana babamız, dedemiz, ninemiz, konu komşu, herkes bizi çok sever. Sürünün yeni üyesi olarak sevilirsiniz. 'Çok uslu maşallah', 'çok söz dinler', 'benim oğlum/kızım benim sözümden hiç çıkmaz' övgüleriyle ye­ mininizin doğru bir yemin olduğuna sizi inandırırlar. Kızın eline erkek eli değmemesi çok büyük bir meziyettir. Mukayese etmek için şunu söyleyebilirim: Erkek için birey olmak 'beş' ağırlığın­ 92 'MIŞ GİBİ' YAŞAMLAR da bir suçsa, kız için 'yirmi' ağırlığında bir suçtur. Birey olmaya kalkanları ana baba sevmez, öğretmen sevmez, yönetici sevmez, devlet sevmez ve her biri gücü yettiği kadar seni utandırmaya ve cezalandırmaya çalışır. Sakın bir daha birey olmanın iyi bir şey ol­ duğundan söz etme!"
Reklam
"Haklı olmak isteyen illa bir sebep bulur kendini o sebebe inandırır ve o inandıklarına sıkıca bağlanır. Hepimizin bir başkasının hikayesinde, kötü bir izi var ama haklıyız. Hitler; üstün ırk yaratma dahilinde tam 11 milyon insanı katletti ve kendince sonuna kadar haklıydı."
MIŞ gibi adalet!
O nedenle şimdi yine sadece mış gibi adalet konusun­ dan kadınlarla ilgili birkaç gözlem ele almak istiyorum," dedim ve yanımda getirmiş olduğum o günkü gazeteyi çıkardım. (Vatan, 16 Temmuz 2005) Haberin başlığı, "Çok Geziyor Diye Ablasını Öldürdü" şeklindeydi ve kısaca şöyle diyordu: Adana'da oturan N.Y. (24) ile ablası H.Y. (28) annelerinin ölümünden sonra aynı dairede oturmaya başlamışlar. H.'nin erkek arkadaşı olmasına N. izin vermek istemiyordu. Üç gün önce yaptıkları tartışmada N. ta­ laş sopasıyla ablasını döve döve öldürmüş ve sonra cesedi banyoya atıp üzerini battaniye ve yastıkla örtmüş. Bir süre sonra, tanıdığı bir avukata durumu anlatmış. Avukat, polisi aramış ve N.Y.'i polise teslim etmiş.
Kadın da insan mı!!!
Ama kadına şiddet devam eder. O zavallı kadmlar televizyonla­ra çıkıp, "Kocam değil mi, sever de, döver de!" dedikten sonra... Arif Bey, "Aslında kadın hakları konusunda sizinle derinlemesi­ ne bir konuşmayı çok isterim," dedi ve devam etti: "Biliyorum şim­ di kadın hakları değil, töre ve geleneklerle ilgili yasaları ve kadının insan olarak nasıl aşağılandığını konuşuyoruz. Fakat şimdi Haşan Pulur'un yazışım bitiriş tarzı bir gerçeği vurguluyor. Gerçekten ka­ dına şiddet devam ediyor ve gerçekten kadmlar, 'kocam değil mi, sever de, döver de!' diyor. Geçenlerde kaynağını hatırlamıyorum, yapılan bir kamuoyu yoklamasında, kadınların % 44'ünün kocanın karısmı dövmesini doğal karşıladığı ortaya çıkmıştı. Bu düşünce eğitim düzeyleri düşük kadmlar arasmda daha yaygınmış." "Kusura bakma sözünü kestim," dedim ve Sabah gazetesinden 30 Temmuz 2000 tarihli bir kesiği daha koydum önüne. Bu ha­ berde, özetle; Van'da para karşılığı 11 çocuklu ve babası yaşmda biriyle imam nikâhıyla evlendirilen 20 yaşındaki G. S.'nin girdiği bunalım sonucu intihar ettiği yazıyordu. 45 yaşındaki Y. Ş. önceki eşi evi terk edince 11 çocuğuna bakacak bir eş derdine düşmüş. 20 yaşındaki genç kızın ailesine para ödemiş ve imam nikâhı yaptıra­ rak birlikte yaşamaya başlamış. Evin çekip çevrilmesi, 11 çocuğun bakımı derken, genç kız hamile kalmış. Bunalıma girmiş. Daha bir sessizleşmiş, içine kapanmış. Önceki gün evde yalnızken av tüfe­ ğini karnına dayayarak ateşlemiş ve kaldırdığı hastanede ölmüş. Hastanede genç kızın 2 aylık hamile olduğu ortaya çıkmış. Aynı haberin altında başka bir öykü daha anlatılıyordu. Bu haberde de, Doğu illerinde para karşılığı babaları yaşındaki in­ sanlarla evlendirilen genç kızların hikâyelerinin hep aynı olduğu, değişmediği belirtiliyor ve 16 yaşındaki aynı yöreden S.'nin
Reklam