Taylan Özbay : Düşün bir:
Dincisin-gericisin; ilk günden Mustafa Kemal'e ve Cumhuriyet'e karşı nefret içindesin. Gün gelmiş, yönetimi ele geçirmişsin. Elinde sınırsız kaynak. Vakıflar kurmuşsun, cemaatleri beslemişsin, tasması senin elinde trolleri salmışsın ortaya, milli eğitimin başına koyduğun militanlarınla Atatürk'ü ve fikrini zihinlerden kazımaya çalışmışsın. Orduyu, bürokrasiyi tepeden tırnağa yeniden dizayn etmişsin yıllar yılı...
Düşün bir:
Kürtçüsün, bölücüsün, eli kanlı emperyalizmin Ortadoğu'daki maşalarına kiralamışsın aklını. Ömrünce Cumhuriyet'e saldırmışsın. Mustafa Kemal ve fikriyle kavga etmişsin. Bu uğurda dinciyle de, sömürgeciyle de, sözde karşısında olduğun ırkçı ağabeylerinle de kol kola girmişsin. Dağa çıkmışsın, masumun canını almışsın; bir taraftan yayınlar yapmış, beyinler yıkamışsın yıllar yılı...
Düşün bir:
Solcu musun, liberal solcu musun, yoksa liberal misin sen de bilmiyorsun ya "sosyalistim" demekten geri duramıyorsun. Dümdüz "liboş"sun. Sinsi, hesapçı, iş birlikçi. Dinciyle, bölücüye sırtını yaslayınca hepten coşmuşsun. Yayınevleri, kitaplar, dergiler, konferanslar, sempozyumlar, gazete köşeleri... "Cumhuriyet'le hesaplaşılsın" demişsin, "Atatürk diktatördü" demişsin. Cumhuriyet'in devrimlerine ve kurumlarına leke sürebilmek için kendini paralamışsın yıllar yılı.
Ne olmuş sonuç?
Mayası bozulmuş bir avuç militan devşirmişsin.
Bir de, "Tamam Atatürk'ü önemsiyorum ama..."cı bir grup kimliksiz, orta yolcu.
Hepsi bu.
Sonra mesela bir 10 Kasım'da, 9'u 5 geçe sokakları, insanları, insanların gözlerinin ta içini görmüşsün.
Bütün yaptıklarından sonra üstelik.
Haklının, iyinin ve doğrunun karşısında vız gelip tırıs gittiğini bir kez daha anlamanın kini alevlenmiş yüreğinde.
Üstelik bunlar daha iyi günlerin.
Bilesin.
#10kasım Mustafa Kemal Atatürk
*
KAYNAK: