" Biz ölümün çocuklarıyız. Hayatın aldatmacalarından ancak ölüm kurtarır bizi. Hayatın içinden bize seslenir, bizi yanına çağırır. Henüz insanların dilini anlayamadığımız yaşlarda, bazen oyunun ortasında durakalarız ya, işte bunun sebebi o an ölümün sesini işitmemizdir. Bütün hayatımız boyunca bize el eder durur ölüm. Hic kimsenin başına gelmedi mi acaba?
"...ne büsbütün diri, ne büsbütün ölü olduğumu hissediyordum. Canlı bir cenazeydim artık, ne dirilerin dünyasıyla bir bağım vardı ne de ölümün unutulmuşluğu ve huzurundan yararlanıyordum."
" Bugün kalbimin boş olduğunu, kokulu bitkilerin o zamanın büyüsünü yitirdiğini hissediyordum. Servi ağaçları daha çok seyrekleşmiş, tepeler daha çok çoraklaşmıştı. O eski ben yoktu artık. Onu geri getirebilsem, onunla konuşsam bile beni duymaz ve dediklerimi anlamazdı. Eskiden tanıdığım bir insan suretindeydi ama benden olmayan, benden bir parça taşımayan biriydi o."