SEHER TEMEL

SEHER TEMEL
@Shrtml385
Atatürk Üniversitesi ‘24
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Kars
31 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı

SEHER TEMEL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·143 syf.·
2022 4. kitabı
Yaşar Kemal
8.3/10 · 36,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

SEHER TEMEL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·245 syf.·
45 günde okudu
·
2022 3. kitabı
Abraham Maslow
8.2/10 · 1.059 okunma
topluyorum yıldızları ve göğe merdiven kurup arayacağım yeniden mutlu düşler ülkesini
Ben çocuğu, diğer canlıların yavrularından ayrı düşünmem. İçgüdüleriyle soluk alan, büyüklerin kötülük bilgilerinden uzak, sevmesi ya da sevmemesi sadece aldığı hazza bağlı bir güzellik. Bahçedeki gül yaprağı, köpek yavrusu, çınar şıvgası. Bu, bir başına ne iyidir, ne kötü. İnsanın kurduğu hayatın ilk harfleridir. Güzeldir ama yaşamak için yeterli değildir bu güzellik. İnsan bir gün bunu öğrenir. Çok erken büyür. Erken büyüyen bu çocuk, yıllar sonra dönüp yine çocuk olacaktır. İnsan, kendi içinden durmadan kendini doğuracaktır. Çocuk olarak doğuracaktır, yetişkin olarak doğuracaktır. İnsanı ve dünyayı yeniden kuran her bilgi alanı, çocukluğa dönmeden cümle kuramaz. Bunu yapmayan insandan sevgisiz bir canavar, bir cehalet heyulası doğacaktır.
Birçok kültür ve din kadınları öğrenmekten ve çalışmaktan uzak tutmaya çalışır. Bunun kadınları (sado-mazoşist bir anlamda) kadınsı tutma isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Örneğin, kadınlar rahip ya da haham olamaz.Çekingen erkekler de araştırmaya ilgi duymanın gözükara bir tavır olduğunu düşünür. Akıllı olmayı ve gerçeği aramayı iddiacı ve gözü pek olmakla bir tutar, böyle bir tutumun da kendinden daha yaşlı, daha güçlü insanların gazabını üzeri ne çekmek anlamına geleceğini düşünürler. Çocuk da meraklı ve araştırmacı olmayı güçlü anne-baba ya da tanrının alanına izinsiz girmek olarak algılayabilir. Yetişkinlerin bunu besleyen tavırlar sergilemesi de sık rastlanan bir durumdur. Çocuklarının özellikle de cinselliğe yönelik heyecanlı, ilgili tavırlarını sıklıkla can sıkıcı hatta sakıncalı bulacaklardır. Çocuklarının ilgisinden hoşlanan ve bunu onaylayan ailelere ise az rastlanır. Buna benzer bir durum sömürülen, ezilmiş, güçsüz azınlıklarda ya da kölelerde de karşımıza çıkar. Bu insanlar çok fazla şey bilmeyi ve özgürce keşfetmeyi sakıncalı bulacaklardır. Ne de olsa efendilerinin öfkelerini körükleyebilir böyle bir şey. Böyle topluluklarda savunmaya yönelik yapmacık bir aptallık tavrı sık görülür. Bu tip durumlarda efendi ya da despot da egemenliği altındaki insanların öğrenme merakını kamçılamaya pek niyetli değildir. Çok fazla şey bilen insanlar başkaldırmaya eğilimli olacaktır.