Varlığındaki her şeyi yıkan uğursuz sarsıntıların ardından, içinde yaşayan tek şey, bir tek şey bulmuştu: Yüzbaşıya beslediği sevgi. Aşk bir ağaç gibiydi çünkü kendiliğinden biten, köklerini varlığımızın içlerine kadar uzatıp, yıkıntı olmuş bir gönülde de yaşamayı sürdürür.