Kitabı okumayı uzun bir zaman boyunca geciktirdim.  Çok da bekledigimi bulamadım açıkçası ama dili bayağı akıcı, sürükledi resmen.
R. F. Kuang’ın Sarı Yüz’ü, yazar dünyasının karanlık tarafına cesurca bakan bir roman. June Hayward, hep gölgede kalmış bir yazar. En yakın arkadaşı Athena Liu’ nun ölümünden sonra onun el yazmasını çalar ve kendi adıyla yayımlar. Ama bu sadece bir hırsızlık hikayesi değil; kıskançlığın, kimlik arayışının ve vicdanını sessiz çöküşü.
June’nun iç sesi o kadar inandırıcı ki, bazen onun bahanesine inanacak gibi oluyoruz.
Kuang, burada yalnızca ırkçılığı ya da kültürel sahiplenmeyi değil, insanın başarıya duyduğu açlığı da anlatıyor.
Athena’nın ışığı altında ezilen June, sonunda onun yerine geçmek isterken kendi benliğini kaybediyor.
Kitap “kim bir hikayeyi anlatma hakkına sahiptir?” sorusunu soruyor.