Kitabı okumayı uzun bir zaman boyunca geciktirdim.  Çok da bekledigimi bulamadım açıkçası ama dili bayağı akıcı, sürükledi resmen.
R. F. Kuang’ın Sarı Yüz’ü, yazar dünyasının karanlık tarafına cesurca bakan bir roman. June Hayward, hep gölgede kalmış bir yazar. En yakın arkadaşı Athena Liu’ nun ölümünden sonra onun el yazmasını çalar ve kendi adıyla yayımlar. Ama bu sadece bir hırsızlık hikayesi değil; kıskançlığın, kimlik arayışının ve vicdanını sessiz çöküşü.
June’nun iç sesi o kadar inandırıcı ki, bazen onun bahanesine inanacak gibi oluyoruz.
Kuang, burada yalnızca ırkçılığı ya da kültürel sahiplenmeyi değil, insanın başarıya duyduğu açlığı da anlatıyor.
Athena’nın ışığı altında ezilen June, sonunda onun yerine geçmek isterken kendi benliğini kaybediyor.
Kitap “kim bir hikayeyi anlatma hakkına sahiptir?” sorusunu soruyor.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Kitabın dili oldukça akıcı. Birçok yan karakterin gözünden ana karakterin seçtiği yolu izliyoruz. Arthur Geary’ nin istasyonda yaşamayı seçmesi, toplumun dayattığı kalıplara sessiz bir başkaldırıdır. O, geniş ama sahte özgürlükler yerine kendi dar alanında gerçekliği yaşamayı tercih eder. Bu tercih ona bireysel bir özgürlük sunsa da beraberinde derin bir yalnızlık getirir. Böylece Arthur’un davranışı, modern insanın hem özgürlük hem de yabancılaşma arayışının çarpıcı bir sembolüne dönüşür.
Bu kitap uzun zaman listemdeydi. Hakkındaki iyi yorumların da abartılmış olduğunu duyduğumdan okumuyordum aslında. Bu ara sepetime ekleyip aldım. Bir çırpıda da okunabilecek bir kitap. Gayet akıcı bir dili var. Bazı noktalarda beni sıkan tekrarlara düşmüş yazar fakat yer yer değindiği kitaplar açısından ve hayata dair yerinde tespitler etkileyiciydi.
Pal Sokağı Çocukları tarzında bir kitap okuyacağımı düşünerek hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. En azından isminden bana bunu çağrıştırmıştı.
16 yaşındaki bir gencin okuldan atılmasını, çevresiyle ilişkilerini ve eve gideceği vakte kadar olan sürecini okuyoruz.
O dönemde bir gencin psikolojisi, iç dünyası yakından anlatılmaya çalışılmış.
Bu kadar tutulmuş olmasını anlayamadım, üstelik kendime göre edebi bir lezzet alamadım eserden.
Biz geçmişimizdeki bizden bahsedecek olsak nasıl yazardık acaba?
Kitabın dili akıcı fakat okurken biraz zorlandım açıkçası. Yazarın bu okuduğum 4. kitabı oldu. Çok sevdiğim bir yazardır ama iyiki onu okumaya bu kitabı ile başlamamışım.
Geçmişte farkındalığı olmadan genç kız yaşında yaşadığı birçok şeyi şimdiki farkındalığıyla yazıyor.
Kendisinden bahsederken yer yer farklı bir dil kullanıyor. Şu an en oldu, neler yaşanıyor, kimden bahsediyor diyerek kopup geri döndüğüm anlar oldu. Hikayeyi yakalamam zaman aldı aslında.
Sonuç itibariyle edebi bir zevk alarak okunacak, üzerine düşünülebilecek bir kitap.
Kızın HikâyesiAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20231,172 okunma
Akıcı bir dil, sıcacık ama bir o kadar da acıklı bir hikaye. Elinizden düşüremeyip bir çırpıda okunacak bir kitap. Yazarla bu kitapla tanıştım. Çeviri çok başarılı.